GÖNÜLDEN SEVİYORUM!..
Gönülden sevmek bazen acı verir insana…Dille sevmek,çıkar için sevmek,menfaat gözeterek sevdiğini söylemek çok kolaydır aslında.
Seviyorsan tüm benliğinle sevmelisin sevdiğini…Eşini,dostunu,kardeşini ve tüm yaradılanları.Rahat yaşamak istiyorsanız herşeyi sevin.Kalbinizden öncelikle kini,nefreti,hasedi çıkarın.Hatta mümkünse kazın atın.Bakın o zaman; çok mutlu olacak ve mutlu hissedeceksiniz kendinizi.
O kadar rahatlayacaksınız ki!..Bir kalp de kin yoksa,vesvese yoksa ; o kalbin sahibi kadar rahat ve huzurlu da yoktur.
Hani deriz ya,”ben seversem adam gibi severim” diye aynen insanca sevelim.Ama masum…Gönülden,çıkarsız,menfaatsiz sevelim.
Komşumuzu,yakınımızı,akrabamızı,tüm sevdiklerimizi,seveceklerimizi sadece önce Allah için sevelim.Sonra sevmemiz gerektiği kadar sevip,korumamız gerektiğinden fazla da koruyup kollayalım.
Önce anamızı,babamızı,atamızı,çoluğumuzu,çocuğumuzu,eşimizi,kardeşlerimizi candan,yürekten sevelim.”Ah şu şöyle yaptı da,bu böyle yaptı da” bu gibi hüsnü kuruntular,vesveseler sevgiye,bağlara ciddi zararlar verir.”Tavşan, hani dağa küsmüş de dağın haberi olmamış ya..,pireye küsüp yorganı atanlar var ya”, o misal davranmayalım.
Hatalı olan sevdiklerimizi, önce hatası ile sevelim.Sonra kusurunu düzeltmeye çalışalım.Eğer başaramyorsakta kusurundan dolayı ondan uzaklaşmayalım.Kınamayalım.Gülü dikeni ile,insanı da kusuru ile sevmesini bimeliyiz.
Gülde diken var diye, dikenli gül güllüğünden bir şey kaybeder mi?Gül güldür,dikeni ile..İnsan da insandır kusuru ile.
Bir çocuk misali hoş görelim herşeyi.Çocukça sevelim,hoş bakalım,hoş görelim.Ama, evvela gönülden sevelim.Menfaati,çıkarı,karşılığı beklemeden sevmesini öğrenelim.Öyle seversek,sonuna kadar sevmesini becerebiliriz.
MARİFET YARADILANDA SEVİLENDE DEĞİL, YARADIP LÜTFEDENDE!
MARİFET ESER DE DEĞİL, ESERİN YEGANE SAHİBİNDE!
Allah için seviyorum seni ben.O yarattı seni,O lütfetti,O karşıma çıkardı,O öğretti seni sevmesini bana..
Biliyor musun?Önce seni Allah için seviyorum,sonra benim yanımda olduğun ,dostum olduğun için seviyorum seni.
Ben seni her halinle,herşeyinle sevmesini biliyorum.Kusurunu kendi kusurum görerek bakıyorum,seviyorum seni.
Belki de “galu beladan” beri seviyorum seni,yada yıldızlarımız aynı anda ışılda dı seninle.
İyi ki seviyorum seni,iyi ki dostum,arkadaşım canımsın benim.
Bir çocuk gibi masumca seviyorum seni…
Ne mutlu bana, sen varsın.
Ne mutlu sana ,bu kadar seviliyorsun.
Marifet ben sevende mi?Yoksa bu kadar sevilmeyi hakedecek sende ki eserin sahibinde mi?


