18
May - 2012
Friday
SUBSCRIBE TO NEWS
SUBSCRIBE TO COMMENTS

Sesli Chat Evi Sesli sohbet Sesli Chat Sitesi

SesliChatEvi.Com Sesli Chat Evi Sesli Sohbet Sesli Chat Live Chat İçin Tıklayın..!

Archive for the ‘Genel’ Category

YASAK AŞKI İLE ARTIK ALENEN GÖZLER ÖNÜNDE!..

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 6 - 2012ADD COMMENTS

MURAT GÖĞEBAKAN’I ALDATAN ESKİ EŞİ GENÇ SEVGİLİSİ İLE OBJEKTİFLERE POZ VERDİ

Murat Göğebakan’ın son yıllarda yaşadıkları büyük bir imtihandı!..Önce kanser oldu, ardından hasta yatağında karısı tarafından aldatıldı, sonra karısı Göğebakan’ın parasını sevgilisine yedirdi…Tüm bunlara rağmen Murat Göğebakan dimdik ayakta kalmayı başararak hastalığını da yendi, kendini aldatan eşini de boşadı.

 

Murat Göğebakan’ı hasta iken kendisinden 20 yaş küçük basketbolcu Doğan Deniz Yiğit ile aldatan Sema Bekmez, üç yıl aradan sonra yasak aşkını alenen yaşamaya başladı. Genç sevgilisi ile önceki gece Sess Bar’da yakalanan Sema Bekmez’in tavırları da gayet rahattı.

 

Geçen yıl resmi olarak Murat beyden boşanan Bekmez’e ve 20 yaş küçük sevgilisine Göğebakan o günlerde şöyle söylemişti:

“Kanseri yendim ama ihanete yenildim.  Ben eşimden daha çok asıl o adamı suçluyorum. Neden Murat Göğebakan hasta yatağında yatıyorken bunu yaptın. Evli bir kadına nasıl baktın? Diye de sormak lazım bu şahsa…O kadın meyilli bile olsa, dönüp bakmamalıydı.”

 

Murat Göğbakan’ı hastanede yatıyorken aldatan Sema Bekmez, ayrıca Göğebakan hastanede kaldığı aylarda en fazla iki kere ziyarette bulunmuş ve sonrasında da hiç uğramamış.

 

Şimdilerde artık bu abes aşkını da alenen yaşamaktan hiç çekinmeyerek, barlarda 20 yaş küçük sevgilisi ile objektiflere poz vermekten de hiç rahatsız olmamakta..

 

AYRILMAK VARKEN NEDEN İHANET?

İnanın aldatan erkekte olsa, kadında olsa çok çirkin ve  halsiyetsiz bir davranıştır. Boşanıp, yollarını ayırıp istediğin kişiyi tercih edebilirsiniz ama evli iken, başka bir insanın namusunda, nikahında iken bunu yapmanız çok ağır bir davranıştır. Eğer bir gün başka bir insana gönlünün kayarsa, değil aldatmak, gönlünüz bile kaydığı vakit eşinize ihanet etmeden ayrılınız. Ayrılmakta Allah’ın emri, evlenmekte. Eşinizin şerefi, onuru ve aklı ile oynamayın. Boşanın.., ardından ne halt yiyeceksiniz yiyin, kiminle birlikte olacaksanız olun. Yoksa, gün gelir aynı darbeyi siz de uğruna namusunuzdan, eşinizden geçtiğiniz şahısdan  yersiniz.

 

Eee Allah’ın İlah-i adalet-i er ya da geç tecelli eder…

ANNEYE BAKIN!..ÖZ KIZINI ERKEKLERE PAZARLADI!

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 4 - 2012ADD COMMENTS

Anneye bakın!..Bu haberi okuyunca  okuduklarınıza inanamayacaksınız, belki de bir anne bunu nasıl yapar? diyeceksiniz.

 

Adana’da bir anne kendi öz kızına fuhuş yaptırmış. Yalnış değil, söylenenlerin hepsi yargıya intikal olmuş bir olay…Adana’da bir kadın 5 TL karşılığı kızını erkeklere pazarlayıp, fuhuş yapmasını sağlamış. Ve daha 13 yaşında olan F.H. bu birlikteliklerden hamile kalarak bir bebek dünyaya getirdi. Bebek korumaya alınırken, cinsiyeti gizlendi. Ayrıca küçük kıza annesinin birlikte olmaya zorladığı kişilere de DNA raporu yapılarak, bebeğin kimden olduğu anlaşılmaya çalışıldı ama bebek kızın ismini açıklamış olduğu şahıslardan herhangi birine ait değilmiş.

 

İki çocuk annesi olan kadının eşi inşaat işçisi…40 yaşındaki kadın Kader H. para karşılığı iki kişi ile cinsel birliktelik yaşıyormuş ve kızına da bu pis işi yaptırmış.

 

İddialara göre, anne Kader H. nin birlikte olduğu Mehmet T.(45)  ile Mehmet Ali İ. (46) para karşılığı Kader H. ile birlikte olmaya başladılar. Bir süre sonra kadının kızı 13 yaşındaki F.H. ile de birlikte olmak istediler. Anne bu duruma izin vermeyeceğini sadece teklif edilen para karşılığı dokunulabileceğini istedi. Mehmet T. ve Mehmet Ali İ. ise küçük kızla birlikte oldular.  Ardından 13 yaşındaki kız şiddetli kasık ağrısı ile hastaneye kaldırıldı ve hastanede  26 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı. Genç kız korumaya alındı, anne ve Mehmet T.ile Mehmet Ali İ. gözaltına alındılar.

 

Annenin 29 yıl hapsi isteniyor.  Diğer sanıkların mahkemesi devam ediyor. Sanıklardan Mehmet T. genç kızla birlikte olduğunu kabul ederek, pişman olduğunu belirtmiş. Ve kendisini bu hatasından dolayı hiç affetmeyeceğini de söylemiş. Diğer sanık Mehmet Ali İ. nin ise suçlamayı asla kabul etmediğini, anne ile ilişkiye girdiğini, ancak küçük kızın sadece yanaklarından öptüğünü söylemiş.

 

Küçük kızın avukatı, “F.H. ye tecavüz eden başka kişiler olduğunu, ancak annesinin korkusundan söyleyemediği” belirtmiş. 

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

 

Ne denirki böyle bir rezillik için… Her anne hani evladını korur kollar, ırzı için, namusu için canından geçer ya, peki bu rezillik neyin nesi? Böyle rezillikler yaşanıyorsa müslüman ülkesinde, demek ki kimse artık Allah’tan ve kanunlardan korkmuyor. Böyle anneye de anne denmez. Bunlar hayvan gibi doğururlar ama hayvan bile olamazlar. Çünkü bunu hayvan bile yapmaz. Para için insan kızını satabilir mi? Para için bu rezillikleri yapıyorsa bir kişi;  ”bunun ne dini, ne namusu, ne arı, ne edebi nede aklı yok”  demektir.

Bütün bu iğrençlikler, kıyamet alametlerinin birer habercisidir.

 

 

 

KADİR İNANIR’IN BÜYÜK PİŞMANLIĞI!

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 3 - 2012ADD COMMENTS

Geçtiğimiz günlerde yıllardır büyük bir hayran kitlesine sahip olan Kadir İnanır, tüm hayranlarını sağlık sorunları nedeni ile korkutmuştu. Belindeki bir rahatsızlıktan dolayı hastaneye ameliyat için yatan İnanır’ın akciğerinde küçük bir kanser kitlesine rastlanmış ve hemen ameliyat ile kitlesi alınmıştı.

 

Kadir İnanır şükür ki erken teşhisle kanserden son anda kurtulmuştu. Tüm hayranlarını korkutan ve üzüntüye boğan İnanır, şimdilerde büyük bir pişmanlığını hayranları ile paylaştı:

 

” Şimdiki aklım olsa sigaraya hiç elimi sürmezdim. İnsan gençken bu alışkanlığının nelere mal olacağını kestiremiyor. Kaldı ki bizim sigaraya başladığımız yıllarda bu illetin zararlarından hiç bahsedilmiyordu. Sigaranın zararları ile ilgili bilim dünyada bu kadar gelişmemişti. Keşke sigarayı bırakmayı düşündüğüm dönemlerde bıraksaydım. Şimdi çocukarın ve gençlerin bilincinin,  sigaranın zararları hakkında oldukça gelişti. Bunu gördükçe oldukça memnun oluyorum. Benim yaptığım hataları yapanları çevremde gördüğüm vakit acımasızca müdahale edeceğim. Hiç kimse kendine iyi bakmazsa sağlıklı olmaz. Bundan böyle çevremdeki kimse sigara içmeyecek. Hepsine müdehale edeceğim. Çünkü çektiğim acıları kimsenin çekmesini istemiyorum.”

 

Kadir İnanır, sigaranın zararlarını bedeninde derin bir acı ile yaşayarak öğrenmiş ve çok şükür ki erken teşhis ile bu illet tümör büyümeden kurtulmuştur. Umarız tüm sigara tiryakileri sigaraya veda eder  ve böyle bir derde yakalanmazlar. Unutmayın, er ya da geç sigara bedeninizi esir alacak ve katranla yavaş yavaş çürüterek, sizleri yatağa ya da mezara mahkum edecektir.

 

Kadir İnanır, belki de kendi tabiri ile, hayranlarının duası  hürmetine kanser hastalığı bedeninde daha büyüyüp gelişmeden farkına varılarak kurtuldu. Ama sizler o kadar şanslı ve dualı olmayabilirsiniz.  Allah korusun kanser sadece öldürmekle kalmıyor, insanı yaşadığı heran boyunca hem hastaneye hem de yatağa mahkum edebiliyor. Ki sadece bukadar da değil, kanser tedavisi yüklü paralar ile mümkün olabiliyor. Eğer kansersen ve de paran yoksa tedavinde mümkün olmuyor.

 

Gelim sizde İnanır gibi sigara içdiğinizden dolayı pişman olun ve yol yakınken  sigaraya veda edin.

EKREM BORA’NIN VASİYETİ YERİNE GETİRİLDİ!..

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 3 - 2012ADD COMMENTS

Yeşilçamın usta oyuncusu Ekrem Bora önceki gün vefat etti. Hayata gözlerini  kapayan başarılı yeşilçam oyuncusu Bora’nın  vasiyeti yerine getirildi.

 

Çocuklarına ve ailesine ölmeden vasiyet eden Bora’nın vasiyeti de hiç vasiyet edilmeyen ya da çok nadir vasiyet edilen bir şey… Ekrem  Bora’nın vasiyeti öldükten sonra hastane morguna konulmamakmış.

 

Usta yeşilçam oyuncusunun vasiyeti yerine getirildi ve morga konulmadı. Hastanede  akciğerinin su toplaması ile hayata hastanede gözlerini yuman Bora’nın son isteği yerine getirildi ve morga konmadan Kadıköy Belediyesinde bugün saat 10:30 a kadar bekletilecek. Akatlar Kültür Merkezi’nde Bora için bir tören düzenlenecek. Törene çok sayıda sanatçı dostlarının katılması bekleniyor.

 

Ekrem Bora’ın cenazesi bugün öyle namazından sonra Zincirli Kuyu Cami’sinde kılınacak cenaze namazının ardından, Zincirli Kuyu Mezarlığı’na defnedilecek.

 

Ailesine ve tüm yakınlarına, tüm sanat dostlarına Allah’tan sabır ve başsağlığı dileriz.

YEDİĞİNİZ ETLERE DİKKAT!..

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 2 - 2012ADD COMMENTS

DOMUZ ETİ VE AT ETİ HER YEDİĞİNİZ ET ÜRÜNÜNÜN İÇİNDE OLABİLİR

Gıda ve Tarım Bakanlığı teftişe başladı!.Sahte bal üretenlerin afişe edilmesinin ardından şimdi de; salam, sosis, sucuk gibi gıdalar denetleniyor. Son denetlenmelere göre bakın neler olmuş, millet ne sanıp, ne yiyor?

 

Büyük market ve büyük  markalarda bile satışı yapılan sağlığa zararlı gıdaların vatandaşın sağlığını tehlikeye attığı ortaya çıktı. Yüzde yüz dana etidir diye satılan sucukların;  tavuk eti, tavuk ve dana derisi, kemik, yağ, sakatat olduğu açıklandı.

 

300 farklı  firmaya ait numunelerde de; (hayvan derisi, taşlık, deri, kemik, böbrek ve birinde de dana derisine raslandı).  Bakın tavuk derisi değil, bir de dana derisini katmışlar.

 

Ayrıca özel bir kolejin yemek hanesinden alınan numunelerde etlerin at eti olduğu, Askeriyenin sucuklarından alınan numunelerde ise, Askere yedirilen sucuklarında domuz etinden üretildiği tespit edildi.

 

Şimdilik yapılan 300 farklı firmanın numunesinin %51 sağlıksız ve kötü gıda olduğu anlaşılırken, acaba tespit edilmeyenler ne eti diye insanları düşündürdü.

 

Gıda ve Tarım Bakanlığı, gerekeni yapacaklarını belirtti.

 

Bu tespit edilen firmalaın için de çok ünlü ve büyük firmalarda var. Peki biz markaya bile güvenemeyeceksek; büyük firmalar, ünlü firmalar bunu yapıyorsa o zaman bizler hiç et ve et türü bir şey alıp yememeliyiz demek ki?

 

Zaten şöyle düşünecek olursak; Türkiye’de bile domuz çiftliği var. Ve işin kötüsü bu domuzların sayısı bir hayli fazla. Ayrıca bu domuz etleri ve domuzlar da dış ülkelere ihraç edilmiyor. Eee o zaman demek ki, bu kadar domuz etini bir şekilde yine türklere yediriyorlar.

 

Bu kadar insan sağlığı önemsiz mi? Gerekli   mercilerin tek işi bu olmalı öyle değil mi? Milletin neyediğini araştırmalılar ama bizler hala sağlıksız ve kontrolsüz yiyecekleri bilmeden tüketiyoruz.  Her gıdanın altında Tarım ve Gıda Bakanlığı’ndan  onaylıdır yazıyor.

 

Gelde intizar etme bu işlerini yapmayan mercilere ve yetkililere. İnsan sağlığı bu kadar ucuz mu? Bu sağlıksız gıdaları yiyipte zehirlenen veya da hayatını kaybeden olursa bu insanların vebalini kim verecek?

 

 

İNSANLAR NEDEN NANKÖR VE MİNNETSİZDİR?

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 2 - 2012ADD COMMENTS

Bu insanoğlu neden bu kadar nankör acaba? Çiğ süt emdiği için mi ya da yaradılışı itibari ile mi bu kadar minnetsiz ve nankör? Hani bir fincan kahvenin bile hatırı var derler ya, peki neden bazı insanlar hiç bir şeyin hatırını da, minnetini de içlerinde , vijdanlarında duymuyorlar?

 

Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor bir hadis-i şerifesinde: ” İnsanoğluna bir verme iki ister, iki ver üç ister. İnsanoğlunun vadi dolusu altını olsa, yine de üçüncüsünü ister. Ama en nihayetinde gözünü toprak doyuracaktır.”

İşte insanoğlu bu hasletlere sahiptir. Yani verdikçe ister. Bu insan için de aynıdır, Allah verdikçe de aynıdır. Allah-u Teala’dan da hep ister, kuldan da hep ister. Verirsen, hep veren olursan iyi olursun, yoksa kötü. Peki verdiğin hangi şeyin kıymetini bilir ki insan?

 

Mesela, bunu deneyebilirsiniz. Devamlı fedalarlık yaptığınız, devamlı bir şeyler bahşettiğiniz arkadaşınızdan bir vermeyi kesin bakalım, sizinle eskisi gibi olacak mı? Ya da verdiklerinizi hatırlayıp, vermediğiniz zamanlarda hatırınızı sayacak mı?

 

Acaba insanlar niçin bu kadar nankör ve minnetsiz açıkcası ben bu yaşıma kadar hiç çözemedim. Ancak şurası bir gerçek ki; gerçekten, hakiki olarak Allah’tan korkan insan hep veren el olur ve verildiğinde de kıymetini, hatırını,şükranını ölünceyedek unutmaz. İçinizde bir parçada olsa nankörlük ve minnetsizlik varsa, bunu içinizdeki iman ve ihlas duygularınızın eksikliğinden olduğunu bilin. Çünkü gerçekten Allah rızası için verilenin, alınanın da asla ileriye dönük hesabı ve sözü bahis konusu olmaz, asla da olmamalıdır. Ki böyle olduğu müddetçe hayırlarımız Mevla’nın katında makbül ola!..

 

Siz siz olun yaptığınız her iyiliği, verdiğiniz her dünyalığın karşılığını Allah’tan bekleyin. Yine siz siz olun, size verilen dünyalık bir  midye kabuğu da olsa asla unutmayarak teşekkür edici olun. Yoksa ahiret hayatında hem nankör hem de cimri hem de çıkar karşılığı iyilik yapanlardan olabilirsiniz.

 

Kula teşekkür etmeyi bilmeyen cahil, Allah’a şükretmesini de bilmez….

Türk türkücü Aynur Haşhaş, “Meyhaneci” türküsü ile internette ve dünyada izlenme rekorları kırdı.

 

Aynur Haşhaş’ın seslendirdiği türkü “Youtube” de de 2 milyon 300 kez tıklanırken, diğer sitelerdeki tıklanma sayıları ile adete dünyada rekora koşuyor.

 

Aynur Haşhaş’ın yorumladığı türkü, “Meyhaneci” Amerika’da ve Fransa ‘da galiba oldukça ilgi ve alaka görmüş olacak ki, Fransız baş yapıtı olan ve Amerika’nın en ünlü başrol oyuncusunun da rol aldığı film, “La Femme du Veme” müzik olarak kullanıldı. Film yakında Türkiye’de de vizyona girecek.

 

Amerikalı ünlü oyuncunun baş rol oyunculuğu yaptığı ve yönetmenliğini, Pawel Pawlikowski’nin yaptığı, “La Femme du Veme” filminde kullanılan türkü büyük ilgi görüyor.

 

Bu ilgiyi merak ederek türküyü dinledim. Ama asla yorum yapmayacağım. Çünkü alkol ve alkol ile ilgili  her alakalı şey beni üzer. Allah alkol kullanan ve içki kadehlerinde teselli arayanlara da hidayet ihsan etsin.

BÜLENT ERSOY DİNLEYENLERİ İLE DERTLEŞTİ!..

Posted by Sesli Sohbet On Nisan - 1 - 2012ADD COMMENTS

“MAALİSEF GÖNÜL İŞLERİMDE CÜZDANIM HİÇ KAPANMADI”

Bülent Ersoy dinleyenleri ile dertlerini paylaştı!.Günay’da sahneye çıkan Ersoy, hem söyledi hem de dinlyenleri ile sohbet ettti. Sohbet esnasında şaka ile karışık dert yandı.

 

Bülent Ersoy, şarkılarını seslendirirken bir ara  masalara bakınarak; “Ayol buradakilerin hepsi yaşlı, bana genç lazım” dedi. Bu şaka ile karışık mizacı üzerine dinlyenlerinin içinden bir bayan hayranı; “Bülent hanım, size genç ve güzel yakışır” diyerek latife yaptı. Bu latifeye karşılık Ersoy, şaka ile karışık itirafta bulunarak; ” Genç olsa ne olur efendim, bizimkiler maşallah hep istiyor. Bizim gönül işlerimizde maalisef cüzdanımız hep açık  hiç kapanmadı. Ama artık akıllandım. O devirler geçti.” dedi.

 

Bülent Ersoy, zaman zaman genç sevgilileri ile gündeme gelse de, sesine ve sanatına diyecek bir kelime olamaz. Bu güne kadar tüm dinleyenleri ve hayranları onun sesini sadece dinlemekle kalmadı, sesine ve yorumuna da aşık oldular. O eski şarkılarını hala dinlerken, kendimi kaybediyorum. Allah Ersoy’u özel hayatında güldürmese de , O’na en büyük cömertliği yapmış ve mükemmel bir ses bahşetmiştir.

EVLİLİĞİN DEVAMI İÇİN FEDAKARLIK ŞARTTIR!..

Posted by Sesli Sohbet On Mart - 31 - 2012ADD COMMENTS

EVLİLİKTE VEFA VE FEDAKARLIK

İnsanlar varoluşundan beri hep bir kadına ihtiyaç duyarlar. Her insan doğduğu vakit bir anneye muhtaçtır. Doğduğu ilk dakikada annesini büyümek ve yaşamak için emer. Anne sevgi ve sıcaklığı ile büyür. Ardından büyür, ve hayatını paylaşıp devam ettirmek için evlenir. Çünkü daha doğuştan kendini saracak, şefkatle kucaklayacak bir insana, bir bedene ihtiyaç duyar.

 

Kadın için de, erkek için de hayat yalnız geçmez. İlla ki bir birliktelik sös konusudur. Her şey paylaşınca güzelleştiği gibi, yaşamın ileri ki alanlarında da herşeyi paylaşabileceğiniz bir eşe muhtaçtırsınız.

 

Evlenen iki insan da sırf paylaşmak, sevmek, sevilmek, huzur bulmak, her zorluğa el ele beraber göğüs germek ister. Eğer bu kurulan yuvada bu payşlaşımlar eksikse ya da yoksa,  o evlilikte kabusa döner ve yıkılmaya, bitmeye mahkum bir yuvaya dönüşür.

 

Evliliğin temeli fedakarlık ve saygıdan geçer. Eğer her zorluğu birinizden biriniz üstleniyorsanız, bu yuvada yuva olmamıştır daha!.. Her şey birlikte yapılmalı, kararlar birlikte alınmalı, sorunlar birlikte çözülmeli, sorumluluklar birlikte halledilmelidir. Erkek aile reisi diye her çığ onun üstüne yüklenmemelidir. Ve yahutta kadın anne diye, tüm zor görevleri onun yapması beklenmemelidir. El ele, gönül gönüle, tıpkı dans eder gibi tüm rolleri paylaşmalıdır evli çiftler.

 

Fedakarlık ve sabır evliliğin temeli gibidir. Saygı tüm kilitlerin anahtarı olduğu gibi, fedakarlık da kalbin kiliti, evliliğin yegane şartlarından biridir. Fedakarlık, hem kadına hem erkeğe düşen bir görevdir bir yuvada…

 

Hangi kadın fedakarlık yapmamıştır ki? Ya da hangi erkek fadakarlık yapmadan evliliğini devam ettirmiştir. Ama bu fadakarlık ve vefa iki taraflı oluyorsa  normaldir. Yok sadece fedakarlığı bir taraf yapıyor ve sıf bir taraf mücadele ediyorsa,  bu fedakarlık bir zamandan sonra büyük bir yıkıma sebep olur.

 

Yuvada, evlilikte, ailede fedakarlık esas görevlerden bir tanesidir. Her alanda insan insana borçlanır. Nasıl bir anne evladına daha doğduğu günden ölene kadar fedakar olabiliyorsa, eşler de bir birlerine fedakar ve saygılı olmaldır. Tabi yuvalarının daim ve evlatlarının sorunsuz olabilmeleri için…

 

Fedakarlık iki kişi için de evlilikte dans etmeye benzer. Adımlarla, kollarla, başla uyumlu olup, çift taraflı dansı yürütüğünüz gibi evliliğinizde de aynı ahenkle hayatınızı devam ettirmelisiniz.

 

Tüm evli çiftler, eğer sırf kendinizi düşünerek egonuzla;  “ben daha fedakarım, ben daha çok fedakarlık yaptım”  derseniz, depreme gerek kalmaz ve evliliğinizi kendi ellerinizle çatırdatırsınız. 

 

İnanın ve bilin ki;  her alanda vefa ve fedakarlık yapmadan hiç bir vakit huzuru ve başarıyı yakalayamazsınız.

 

KIZINI TACİZ EDEN KİŞİYİ NACAKLA ÖLDÜRDÜ!..

Posted by Sesli Sohbet On Mart - 30 - 2012ADD COMMENTS

Yine bir cinayet haberi!..Sivas Suşehri’de bir baba, 12 yaşındaki kızını elle taciz eden kişiyi taşla başını ezerek öldürdü.

 

42 yaşındaki Muharrem Y. kızını eliyle taciz eden Mustafa Karakaş ‘ı öldürdü. Kızı T.Y.yi taciz ettiğini öğrenenen baba, Mustafa Karakaş’ı konuşmak için mezarlığın yakınına sesleyip,  ardındanda tartıştığı adamın başına taşla vurarak öldürdü.

 

Başına vurularak öldürülen Karakaş’ın cesedini gören bir kişi polise haber verdi. Polis ekipleri olay yerinde geniş çapta araştırma başlattılar ve ardından ölen şahısın beraber yaşadığı yatalak annesinin evine gittiler. Yatalak kadına Hacer Y. nin baktığını öğrenen ekip, Hacer Y.nin evine gittiler. Bakıcılık yapan kadını sorguya çektikleri sırada,  kadının kocası Musafa Karakaş’ı öldürdüğünü itiraf etti.

 

“Namus cinayeti işledim” diyen şahıs,  işlediği cinayeti de soğuk kanlı bir şekilde olay mahalinde anlattı. Konuşmaya gittiği Karakaş’ın yanına giderken yanına nacak aldığını ve defalarca taşla vurduğunu, sonra nacakla defalarca vurarak öldürdüğünü itiraf etti. Öldürülen şahısın; “Yeter  artık vurma” diye bağırdığında bırakarak kaçtığını da merhametsizce anlatan katil adliyeye sevk edildi.

 

Cinayet işleyip adına namus cinayeti diyorlar ya , namusu olan insanın önce merhameti de olmalıdır. Adam öldürmek, bir cana kıymak bu kadar basit mi? Basitmiş gibi, sanki tavuk kesmişler gibi bir de soğuk kanlı bir şekilde anlatan katil ruhlu inasanlara sadece acıyorum. Çünkü onların yapmış oldukları caniliğin ne mazereti var, nede helallik alıp, Allah’a kendilerini affettirecek muhatapları olacak.