18
May - 2012
Friday
SUBSCRIBE TO NEWS
SUBSCRIBE TO COMMENTS

Sesli Chat Evi Sesli sohbet Sesli Chat Sitesi

SesliChatEvi.Com Sesli Chat Evi Sesli Sohbet Sesli Chat Live Chat İçin Tıklayın..!

Archive for the ‘Yaşam’ Category

Aile danışmanı olan ve Fatih,Eyüp ,Ümraniye,Bahçelievler belediye ve kurumlarının seminerlerine katılan bir kadın aile danışmanından herkesimden insanı şok eden sözler!:..

Sibel Üresin, öyle bir konuştu ki tüm gözler ve kulaklar söylediği bu sözlerde kilitli kaldı.Ve bu sözleri söyleyen bir kadın,üstelik aile danışmanı …

Daha çok muhafazakar kesim tarafından tanınan ve muhafazakar kesimin aile danışmanlığını yapmakta olan Üresin “Erkek olsam çok eşli olurdum”diyerek sözlerine şöyle devam etti.

“Çok eşlilik yasalaşmalı.Zaten çok eşlilik var.Erkeklerin %85 i aldatıyor.Bu muhafazakar kesimlerde “imam nikahlı eş”diğer kesimlerde ise “metres”olarak algılanıyor.

Çok eşliliğin yasalaşmasının niçin gerekli olduğıunu da yene kendi mizahı ile şöyle anlatıyor:

“Kadın ortada kalıyor.Erkek imam nikahı yaparken karısından izin almaz.4 kadına bile imam nikahı yapabilir.Ancak 2.3.4.üncü eşlkerimn hakları suistimal ediliyor.”Boş ol “diyince kadında ortada kalıyor.Kadınların hakları için çok eşlilik yasal olmalı.Yasanın çıkması mal varlığının ortak olması demek.Dinimizde çok eşlilik var.Herkes yapamaz ama yapana da “niye yaptın “diyemez siniz?

“Ben erkek olsam çok eşli olurdum”.Zengin,parası olan,kariyeri olan,cinsel gücü olan erkek çok eşliliği seçiyor.Kadınlarda fakir bir adamın ikinci karısı olmuyor.Erkekler cilveli,çok gülen,cinsel anlamda kendini mutlu eden kadını seçiyor.Ben de erkek olsan çok eşli olurdum”…

“Erkekler kadında arkadaşlık,cinsellik,açlık ve ev kadınlığı ararlar.Bu özellikleriniz yoksa eşiniz tarafından aldatılmaya hazır olmalısınız.Erkek için bu haklı arayıştır.Kadın boşandığında,ayrıldığı takdirde daha çok şey kaybedeceği için,ikinci bir kadına razı oluyor.Çok eşlilikte ağır faturayı erkek ödüyor.Madden ve manen..Çok eşli olduğunu açıklayan,gizlemeyebn erkekleri kutluyor ve ayakta alkışlıyorum”…

“Erkekler eşleri arasında gerek manevi,gerekse maddi yönden adaletli davranmalıdır.Erkek adaletsizlik yaparsa Allah katında cehennemi hazırlamış oluır.Örneğin; Kanuni Sultan Süleyman dizide adaleti sağlayamıyor.Çok eşlilik kızların evde kalmasını ve çarpık ilişkileri önlüyor”..

“Dayak bana göre,boşanma sebebi değildir.%80 kadın Türkiye’de dilinden dayak yiyor.Yatak odasında mutlu olmayan kadın,her durumda problemlidir.Muhafazakar kesimde kadın evinde daha şık ve bakımlı.Aile mutluluğunun sağlanması için bazı şartlar var.Kadın itaat etmeli,erkek de karısına Allah’ın emaneti gibi davranmalıdır”..

İşte Sibel Üresin bu şok sözleri ile herkesi şok etti..Ben kendisi gibi bir aile danışmanı yada psikolog değilim ama çok da altını çizmemiz gereken sözleri  var.

Çok eşliliği katiyen ne yasal olarak,nede imam nikahı ile,nede metres olarak doğru kesinlikle bulmuyorum.Bu Dinimizde erkeklere 4 eş hakkı verilmiş olmasına rağmen.Şimdi ki erkekler ne alim,ne de kadınlar alime.Şimdi hiç bir erkek adaleti sağlayamayacağına göre ; çok eşlilik hem kadınları çileden çıkartır,hemde erkekleri dini alet edip günaha girmelerine neden olur.Kul hakkı en büyük günahtır.

Erkeklerin ikinci eş için arayış içinde olmaları da çok yalnıştır.Karısına mutluluk veren her erkeği de kadın her bakımdam mutlu edebilir.Kadın severse herşeyi yapar.Kadın sevilmezse gül gibi solar.O zaman kendi de mutsuz olur,eşinide mutlu edemez.Ama bu karşılklıdır.Erkek ilk önce karısını sevsin,saysın ona koca olsun ,dilediği isteklerini de karısı tarafından karşılanmasını eşinden arzetsin.Bu istekleri istemesini bilen her erkek,eşinden eli boş dönmeyecektir.Sırf cinsellik için,çok eşlilik erkekleri haklı durumuna sokmaz.

Çok eşlilik çarpık ilişkileri önler mi ?orası malum değildir.4 eş isteyen erkek alışınca 5 de ister,6 da ister.Kızlar da evde kalmazlar.Türkiye’de bir sürü bekar var.Her kız kendine bekar yada dul bir eş bulabilir.Genç kızlar,evli erkeklerden mümkün mertebe uzak durmalılar.Doğru olan budur.

Kadının itaat etmesine gelince,kesinlikle kadın kocasına itaat etmelidir.Erkekler de eşlerine sevgiyle,merhametle yaklaşmak zorundadırlar.Allah’ın emri budur.Kadın kesinlikle dili nedeni ile dayak yiyemez.Kadın sadece namusu ve iffeti için dövülebilir.Onun dışındaki hiç bir sebep kadına el kalkmasını gerektirmez.Kadın evinde de,dışarıda da bakımlı ve temiz giyinmelidir.Kadın kadın gibi olursa,hiç bir problemde kalmaz.

Erkek olsaydım da yene de asla çift eşliliği istemezdim.Bir yastıkta bir kişi ile kocamak isterdim.Ve öyle olması içinde tüm fedakarlıkları yapar; önce karşımdakine mutluluk ver pozitif enerji verir ardından da aynı şeyleri haklı olarak da beklerdim.Gelecek nesillere,gençlerimize mutlu ve anneli,babalı ailelerle  örnek olmalıyız.

“Yatak odasında  mutlu olmayan kadın problemlidir” sözü çok çirkin bir cümledir.Asıl problem yatak odası mutsuzluğu değil,yuvanın içindeki; maddi,manevi,kırıcı,itici ve saygısız davranışlardır.Kadın eşi tarafından,eşinin ailesi tarafından hor görülürse hiç bir şekilde mutlu ve huzurlu olamaz.Eşi tarafından saygı ve sevgi gören kadınlar her yerde,her alanda huzur ve pozitif enerji saçarlar.

Bu haber inanın insanın insan olmasının okumakla alakalı olmadığının bir ispatı olsa gerek!..Erzincan’da üniversite öğrencisi arkadaşının boğazını keserek ölmesine sebep oldu.

Erzincan Tercan ilçesinde yaşanan bu dehşet olay,insanın kanını donduruyor.

Artık insanlar arkadaşından ve hatta en yakınından bile korkacak duruma geldi.

İki üniversiteli arkadaş yurtlarının arkasındaki sokakta kız meselesşi nedeni ile tartıştılar.Tartışma önce kavgaya,ardındanda cinayete neden oldu.Tartışan ve kavgaya tutuşan arkadaşlar birbirlerine bıçak çekince biri canından oldu.

Bıçak darbeleri ile yaralanan ve sonrada hayatını kaybeden Adem Y.(20)Büro Yönetimi son sınıfta okuyordu.Ancak hem arkadaş,hemde öfkenin kurbanı oldu.Aynı okulda okuyan ve bıçaklayan arkadaşı Mahmut Ö.(24) arkadaşının ölümüne neden olduğu için gözaltına alındı.

Ölen Adem Y.nin arkadaşları ölüm haberini duyunca göz yaşlarına boğuldular.

Allah ölen gencimize rahmet,ailesine de sabırlar ihsan etsin.Daha hayatının baharında,okumak ve işe tutunmak için çabalayan genç bir delikanlı yene öfkenin kurbanı oldu.O gencin ailesi kim bilir ne umutlarla evlatlarını okutuyorlardı.Anlamadığım kız yüzünden insan birbirini öldürür mü?Hemde okumuş insan,eğitim görmüş insan bunu yaparsa cahillerimizin vay haline!

Her zaman önemle dediğim ve savunduğum gibi; çocuklar daha yetiştirilirken,Allah ,insan sevgisi ve merhametle yetiştirilmeli.Öfke,kin ve nefretin ne kadar büyük bir felaketin ön habercisi olduğu daima bildirilmeli….

Bugün bin kere daha şükrettim Allah’a!…O kadar şaheser,o kadar güzel ,birbirinden özel varlıklar yaratmış ki insanın o yarattığı güzellikleri görüpte;  O’na inanmaması mümkün değildir.

Yaz geldi ve tabiatın güzellikleri daha aşikar çıktı ortaya…Ağaçlar,çiçekler,denizler,göller,şelaleler hepsi renklendi.Canlılar toprağın altından çıkıp,havanın ısınmasıyla yazın keyfini çıkarmaya başladı.

Havaların ısınması ile,yaz meyveleri manavları süslerken,binbir çeşit çiçekler açarken bu yaratılan mucizevi yaradılanları görüpte Allah’inanmamak inanın en büyük noksanlıktır.

Bin çeşit meyve,binlerce çeşit çiçekler,birbirinden farklı kuşlar,canlılar,karıncalar,böcekler hepsi Allah’ın varlığın ispatıdır.Canlılar,küçücük hayvanlar,çiçekler bile Allah’ı bilip heran O’nu zikredip,tespih ederken biz insan oğlunun acizliği,çok büyük bir kayıptır.

İnsanın ömrü en fazla 90 ve 100 yıl olsa ve o ömrün tamamı zikirsiz olsa o insan en bahsız kişidir.Yaşadığımız değil bir anlarda, her daim bu tüm güzelliklerin sahibi Yaradanı bilip,zikretmeliyiz.Daima şükür ve tespih halinde olmalıyız.

O’nu bilmek için illa ki binlerce kitabı devirmek ,görmek ,duymak,ispat şart değildir.Yeryüzünde her şey O’nun varlığının zaten ispatıdır.

Kullarına sayısız lütüf ve ikramlar sunan Allah Teala,Yarattıklarına bir annenin merhametinden daha çok merhamet eder ve sever.Nasıl bir anne evladını korur kollarsa ki,zaten anneye evlat sevgisini verip,yüreğine merhamet koyan Allah’tır.Ki kullarını ve yarattığı tüm canlıları,varlıkları sever,korur ve merhamet eder.

İnanana da,inanmayana da,her dinden,ırktan,her renkden olananada vs.vs.Allah rızık verir.Dünya da nimet verir,ikram eder ama biz kular hem aç gözlü,hemde nankör olduğumuz için,en ufak bir musibette isyankar oluveririz.

Aslında her nefes alış verişimizde şükretmemiz,O’nu tesbih etmemiz gerekirken ; öyleyse bu isyan ve inanç zayıflığını neden yaşamaktayız?

O kadar güzellikler yaratıp,o güzelikleri kullarının emrine sunmuş ki bunları görüpte ,görmemezlikten gelmek hakikaten imkansız.Her bir çiçek farklı,herbir canlı farklı ama Yaratan bir ve tek….

Merhameti sonsuz,affı da lütfu gibi sonsuz.Bir gün ne rızkı keser,ne güneşi doğdurmaktan vazgeçer,ne de kullarını susuz koyar.

Aslında ben herşeyden evvel sadece şunun bile şükrünü eda etmekten aciz olduğumu yıllardır düşünür dururum.Müslüman olarak Dünyaya geldiğim için,O’na inan insanların evladı olduğum için,O’nu idrak edenler şerefine nail olduğum için bile sonsuz şükür etme zaruretim var ama şükürden acizim.

Yarab ben seni bilir,sana şükür eder ve affını dilerim.Ne olur her bir kulununda bu şerefe nail olmasını,seni bilmesini,tesbih edenlerden olmasını nasip et..

Yarabbi sen o kadar büyüksün ki büyüklüğünü bile tarif etmekten acizim.Çünkü herşeyi sen yarattın,sen can verdin ve biliyorum ki yarattığın canlı varlıklar bu kadar değişik,bu kadar özel,bu kadar güzelken kim bilir sen ne kadar güzelsin!…

SAPKINLIKLAR,AZGINLIKLAR GİDEREK ARTMAKTA

Son zamanlarda artık Türkiye’de çok vahim bir hal alan küçük çocukların kaybolması ve tecavüze uğramaları artık tüm aileleri tedirgin etmektedir.Sanki Türkiye’de yaşamıyormuşuz gibi bu gibi ahlak dışı olaylarda artık Ülkemizde çok yüksek oranlarda cerayan etmektedir.

Artık nerdeyse her haberde küçük bir çocuğun kaybolmasına,tecavüze uğrayıp öldürülmesine şahit oluyoruz.Kimi kaybolan çocuklar bulunurken,kimileride bulunmuyor.

Elhamdülillah hepimiz Müslüman bir Üke’de yaşıyan Müslüman vatandaşlarız.Öyle ise,bu feci ve ahlaksız olaylar neden yaşanıyor?

Artık hiç birimiz çocuklarımızı sokağa salamaz olduk.Kimselere emanet edemez olduk.Dediğimiz gibi,denildiği gibi acaba “İdam Yasası”çıksa bu gibi ahlak dışı olaylar yene yaşanır mı?

İDAM CEZASI YADA MÜEBBET CEZASI NE KADAR KÖTÜLÜKLERDEN KORUR?

Açıkcası ne ceza,ne idam ahlaksız insanları kendine getirmeye yetmeyebilir.İnsan ilk önce insan olmayı bilmeli,doğuşdan büyüyene dek “Allah sevgisi,insan sevgisi,hayvan sevgisi,vijdan,ahlak,edep ve çirkinliklerin vebali,günahı “öğretilerek çocuklar büyümelidir.

Bu şekilde büyütülmeyen,yaşamayan,fenalıklar gören,yaşayan insanlarda hali ile fena ve cani bir insan oluveriyorlar.

Ülkemizde Yargımız,Adaletimiz suçluları,adam öldürenleri cezalarına göre; idam cezası olmasa da “müebbet Hapis Cezası”ile cezalandırmaktadır.Ama bu ceza  bile; dediğimiz gibi engel olmaya yetecek bir şey değildir.

ALLAH KORKUSU VE AHLAK DUYGULARI İLE ÇOCUKLAR BÜYÜTÜLMELİ

Allah korkusu olmayan,haya,ar,edep,namus ,vijdsan duyguları ile yaşamayanlar; bir süre sonra vijdansız ve hayasız olup,küçücük çocuklara el uzatabilmektedirler.

Tecavüzcüler,katiller,bir süre sonra hapis cezasından sonra çıktıkları vakit, aynı davranışlarda bulunup,bulunmayacağını kim bilebilir ki?

Anne ve babalara,ailelere çok iş düşmektedir.Anneler ve babalar evlat yetiştirilirken çocuklarına daima öğretici,sevdirici şekilde davranarak,hem öğretip,hemde merhamet duygularını,sevgiyi gönüllerine kazımalılardır.Yalnışı,doğruyu öğreterek,yalnışların sonuçlarını anlatarak,Dinin emir ve yasaklarını da  bildirerek  çocuklarını yetiştirmeli ve onlarla yakından ilgilenmelilerdir.

ÇOCUKLARINIZI SERBEST BIRAKMAYINIZ

Yene anne ve babalar; küçük çocuklarını yada büyük evlatları da olsa gelişi güzel serbest bırakmamalılardır.Küçük çocukları özellikle gözlerinin önünden ayırmayarak daima koruyup,kollamalılardır.Tabiy ki evvel Allah koruyucudur.Devir çok kötü bir devir olduğu için,mümkün mertebe evlatlarınızı kimselere emanet etmeyiniz.

TELEVİZYON VE İNTERNETİN ZARARLARINDAN KORUYUNUZ

Televizyon programlarında olsun,dizilerde olsun,filimlerde olsun;  kötü olan ,zararlı ve yasak olan hiç bir hal ve hareketli davranışları olan şeyleri çocuklarınıza izletmeyiniz.Ağaç yaşken eğilir.Bir anne ve baba evladı ile ne kadar ilgilenir,sever,sevgiyi,dini,güzel ahlakı öğretirse o kadar terbiyeli nesiller yetiştirirler.

Öfke ile,kötü fiileri izleyerek,görerek büyüyen insanlardanda fazla şeyler beklememek çok doğru olsa gerek.Bu karekterde,ahllakı kötü olan kişilere ne idam yasası,nede müebbet cezası  kar etmiyor.

MÜMKÜN OLDUKÇA DİNİ BİLGİLER VE MERHAMET  DUYGULARI İLE NESİLLER YETİŞTİRELİM

Dini bilgilerle,Allah korkusu ,merhamet,vijdan ,güzel ahlaklı yetişen nesiller daima etrafına huzur ve güven  saçarlar.İlk iş aileye düşmektedir.Ailesi,büyüğü olmadan büyüyen nesillerimiz çok şanssız ve mutsuz büyüyebiliyorlar.

İnterneti olsun,televizyonu olsun küçücük çocuklarınıza serbest bırakmayınız.Sağlıklı nesiller yetiştirmek,sağlıklı bireyler topluma sunabilmek büyük vefa ve emek gerektirir.

BAZEN HİÇ BİR ŞEY YETERLİ OLMAYABİLİR

Ama şu da bir gerçektir ki; bazen anne ve baba ne yaparsa yapsın ahlak ve karekter o evladın içinden gelecek bir duygudur.”Alimlerden zalim evlatlar,zalim evlatlardan da Alimler doğa bilir”…

Yene de bana göre,iyi bir insan olmak zor değildir.İnsanlar birbirlerine ne kadar şefkat ve merhametle yaklaşırsa toplumda da o kadar şefkatli ve merhametli olaylar yaşanır.

ALKOL,UYUŞTURUCU VE KÖTÜLÜKLERDEN  UZAK DURALIM DURDURALIM

Öfke,iradesizlik,nefis azgınlığı,uyuşturucu,alkol ,edepsiz ve hayasız filimler vs.vs.durumlar insanların ahlak ve insanlık duygularını yitirmelerini sağlar.

Allah hepimizin ahlakla,edeple,vijdan ile ,saygı,sevgi,hoşgörü çerçevesi içinde yaşamamızı nasip etsin.İnşallah bu güzel davranışları da tüm gençlerimize,evlatlarımıza,cahillerimize öğretmeyi de bizlere nasip etsin.

BU CANİLİK,BU SAPKINLIK NEDEN?

İnsanların kardeşçe yaşamaları gerekirken; bu canilik,bu sadistlik,bu öfke,bu hayasızlık,bu sapkınlık,bu edepsizlik neden?

HEPİMİZ GÜZEL AHLAKIMIZLA ÖRNEK OLALIM

Gelin hepimiz birbirimize,evladımıza,kardeşimize,akrabalarımıza,tanıdıklarımıza,etrafımızdaki insanlara güzel ahlakımız ile örnek olalım.Sevilmeyi,sevmeyi,güzellikleri yaşamayı,paylaşmayı,her şeyden önce Allah sevgisini,korkusunu öğretip yaşayalım.Etrafımıza kin,nefret,zalimlik,hainlik,gaddarlık değil; hoşgörü,merhamet,tebessüm,saçalım.Olanlar olmayanla ekmeğini paylaşsın. Olmayanlar tebessüm ve sevgi saçsın.Birbirimizi,birbirimizin çocuklarını koruyup,kollayalım.Daima yardım elimizi herkese uzatalım.Ve bunu yaparken; bir karşılık,bir fayda beklemeden sırf Allah rızası için yapalım.Bir birimize bir gün muhtaç olacağımızı hiç unutmayalım.İnsan insana daima muhtaçtır.

Gaziantep’te kaybolan ve evlerinin karşı sokağında öldürülmüş olarak cesedi bulunan beş yaşındaki Fatma Demir’in katili bulundu!..

15Mayıs pazar günü düğünde kaybolan Fatma’nın tüm çalışmalar sonucunda katili yakalandı.Bir haftaya yakındır emniyetin tüm çabaları ile kaybolan küçük kız aranırken, Emniyetin mahalle sakinlerine “her evde arama yapacağız” demesi üzerine Fatma’nın katili küçük kızın cesedini sokağa bırakmıştı.Ardından boş durmayan Emniyet birimleri çabaları ve araştırmaları sonucunda kısa sürede katil ve tecavüzcüyü yakaladı.

Fatma’nın katili aynı mahallede oturan ,babası uyuşturucu satıcılığından dolayı  hapiste olan (16) yaşındaki katil yakalanarak,suçunu itiraf etti.

Katil ve tecavüzcünün annesinin evde olmadığı ve başka bir düğüne gittiği sırada küçük kızı içeri alarak tecavüz etmiş ve sonrada boğarak öldürmüş.Ardındanda evlerinin girşindeki kilere saklamış.Sonrada evlerin aranacağını öğrenince cesedi karşı sokağa bırakmış.Bunlarıda katil soğuk kanlılıkla anlatmış.

Katil küçük Fatma’nın cebindeki 25 kuruşuda alıp,onunla dondurma alıp yemiş.

16 yaşındaki V.Y.tutulanarak cezaevine konuldu.Halkın ve akrabalarının linç girişimine uğrayan V.Y.polis tarafından korunarak uzaklaştırıldı.

Adli Tıp raporuna göre;  küçük Fatma tecavüze uğrayarak öldürülmüş.Tecavüzcünün ve katilin annesi göz altına alındı.Ama evde olmadığı kesinleştiği için serbest bırakıldı.

Vay utanmaz ahlaksız vijdansız vayyy!…Allah böylelerini “Kahhar”  ismi ile kahretsin.Birde küçücük çocuğu öldürüyor,sonrada parasını alıp gidip dondurma yiyor.Allah’ım acaba kıyametin kopacağı anlarda mıyız?Yoksa böyle vijdansızlık,böyle merhametsizlik olur mu?Hiç mi bunu yapanların kardeşleri,bacıları,anaları ,akılları,iradeleri yok.Küçük kızın ailesine Allah’tan sabır ve metanet diliyoruz.Ben bu habere kahrolurken,kimbilir ailesi ne durumda?

Karaman’da meydana gelen olayda yene akıllara durgunluk verecek cinsten!..Böyle şey mi olur muş? diyebilirsiniz ama garçek..

Karaman’da bir kişinin cinsel organı metal halkaya sıkıştı ve hastanelik oldu.

Olay Karaman’da yaşandı.(34)yaşındaki bekar olan F.K.hastaneye acil olarak metal halka ile ,acılar içinde kıvrılır bir şekilde getirildi.

Söylenilenlere göre,F.K.pazar günü evinde mastürbasyon yaparken,cinsel organını metal halkaya sıkıştırdı.Acılar içinde hemen arkadaşlarını arayan F.K.acilen arkadaşları tarafından hastaneye götürüldü.

Hastanede Uzmanlar tarafından metal cisim kesilerek cinsel organı kurtarıldı.Hastanın cinsel organı tedavi edildi, ve ertesi gün hasta taburcu edildi.

Yaaa işte…., insanların başına ne zaman,nasıl,nerede, ne geleceği hiç belli olmaz.Bazen Allah hata ve kusurlarımızı işte böyle aşikar eder.Yada ecel günahlarımızı işlerken vuku bulur.

Gaziantep’te geçtiğimiz hafta pazar  ailesi ile düğüne giden küçük kız Fatma Demir, düğünde kaybolmuştu.Bir haftadır her yerde aranan küçük kızın ölmüş bedeni  karşı sokakta bulundu.

Daha 5 yaşında olan küçük kız düğünde birden kaybolmuştu.Ailesi çok umutlarla bir haftaya yakındır arıyordu ama dün gece yarısı karşı sokakta Fatma’nın cesedi bulundu.

Olay Gaziantep merkez mahallelerinden  birinde meydana geldi.15 Mayıs Pazar günü düğünde kaybolan 5 yaşındaki Fatma Demir boğularak öldürülmüş.Vücudunda tecavüz izlerine rastlanmış.

Fatma’nın kaybolmasının artdından polisin mahalledeki tüm evleri arayacağını öğrenen katil zanlısı  Fatma’nın cesedini sokağa atmış.

Tecavüzüz edilip,edilmediğide Adli Tıp raporunda netlik kazanacak.

Fatma Demir, daha beş yaşındaydı.Anne ve babasının ikinci çocuğu idi.Eğlenmeye düğüne gitti ama bir daha evine dönemedi.Babası fırında işçilik yapıyordu.Ailenin ilk çocuğu olan Fatma Demir’in birde erkek kardeşi var 3 yaşında.

Aile Fatma’nın evlerinin karşısındaki 50metrelik uzaklıktaki sokakta ölmüş bedenini  buldu.Hemde düğünde giydiği kıyafetleri ile..

Polislerin evleri arayacağını söylemesi ile Fatma’nın cansıız bedeni bulundu.Katil yada katillerin korkup ve fırsat bulamayıp sokağa attığı ihtimali düşünülüyor.

Küçük kızın düğündeki görüntüleri ise insanı gözyaşlarına boğacak tarzdan.Elinde oyuncağı ile başına geleceklerden bi haber, sokaktaki düğünde gezinen küçük kız aynı giydiği elbiselerle bulundu.

Allah beş yaşındaki çocuğun canına kıyan, ona dokunan cani,sadistleri kahretsin.Böyle durumlarda polis ilk önce mahalleliyi ve akrabaların hemen evlerini aramalıdır.Kayseri’deki kaybolan çocukların durumunda da mahalleden çıkmıştı katil.Anlamıyorum bunu yapanlar nasıl yaratık,bunlarda hiç mi Allah korkusu,haya,edep,merhamet yok?Yaaa bunu hayvan bile yapmaz ya..Küçücük çocuğa kıyılır mı be şerefsiz caniler?Bu yaratıklar Ahirette çok büyülk bir ceza ile cezalanacaklar ama dünyada cezalarıda ağır olmalı.Yargı ,adalet onları bulup en büyük ceza ile cezalandırmalıdır ki başka çocuklar bunları yaşamasın.

Hırsızlara bakın! Rize’de  girdikleri evi soymakla kalmadılar ev sahibinide öldürdüler.Hırsızlara ölmüş numarası yapan ev sahibinin karısıda bu şekilde hırsızların elinden kurtulmayı başardı.

Olay Rize’nin Ardeşen ilçesinde meydana geldi.Hırsızlık için girdikleri evdeki yaşlı çiftide öldüresiye darp ettiler.Hem paralarını alan hırsızlar,hemde ev sahibi yaşlı adam (73)Hikmet Akagündüz’ü döverek öldürdüler.Eşi Ayten Akagündüz’ü ise darp ettiler ama yaşlı kadın ölmüş numarası yaparak sağ kalmayı başardı.

Gece yarısı yaşlı çiftin iki katlı müstakil evlerine giren hırsızlar,Hikmet Akagündüz’ü darp etti ve yaşlı adam dayanamayarak öldü.

Evde bulunan 2bin 500TL  ziynet eşyalarını alan hırsızlar,yaşlı kadınıda yaraladılar.Bununlada kalmayıp,yaşlı adamın altın olan dişlerinide söküp  kaçtılar.Hırsızların gittiğini gören ve eli ,kolu bağlı olan yaşlı kadın o halde sürünerek balkona çıkıp,komşulara bağırarak yardım istedi.Yardıma koşan komşular yaşlı adamın öldürülüğünü gördüler ve neye uğradıklarını şaşırdılar.

Olay yerine seslenen polis incelemeler yaptı.Yaşlı adamın cesedi incelenmek üzere morga götürüldü.Şoku üzerinden atlatamayan yaşlı kadın ise hastaneye kaldırılarak tedavi ediliyor.

Hırsızları yakalamak için polis geniş çapta araştırma başlattı.

Hem hırsızlar,hemde katiller.Allah böylelerini kahretsin.Evi soydunuz madem,yaşlı insanların canına neden kıymaya kalktınız?

BİR DAHA BÖYLE SEVEBİLİR Mİ BU YÜREK?

Posted by Sesli Sohbet On Mayıs - 15 - 2011ADD COMMENTS

Yüreğimde seni öyle büyütmüştü,koskocaman oluvermiştin.Kücücük kalbim seni herşeyinle,hatanla,kusurunla sevmişti,büyütmüştü.

Sen koskocaman dev bir insandın benim için,ama küçücük kalbime sığdırabilmiştim seni..

İlk görüşte aşık olur muydu insan insana?Ben seni ilk gördüğümde sevmiş,hatta tapmıştım sana!

Yıllar geçtikce bir yara devamlı kan akıtabilir miydi?Benim yaralı yüreğimde sevgin hep kanamış durmuştu.

Yaşım daha ,kalbim gibi kücücükken sevmiştim,hapsetmiştim seni yüreğime…Küçük bir çocuk kalbi ile sevilmek ne demekti bilemessin sen?

O küçük bedende büyümek ,yıllarca hep o yürekte kalarak yücelmek sana nasip olmuştu..

Küçük bir çocuk en çok annesini,babasını sever ya; sen herşeyim olmuştun benim.

Allahım’dan,anamdan,babamdan,canımdan can olmuştun bana!

Senden sonra hiç bir şeyin anlamı olmamıştı benim için…Ne gözümde büyüttüğüm şeylerin,ne oyuncaklarımın,ne sevdiğim diğer şeylerin.

Sanıyordum ki sen varsan herşey var olacak,sen yoksan herşey senle yok olacak.

Bazen sensizliği düşünür ve gerçekmişcesine yaşardım içimde.

Biliyor musun?O an bile nefes alamazdım,yutkunamazdım,boğulurdum,kalbimim çarpmadığını hissederdim adeta.

Herşey yok olurdu ,sensizliği düşünürken bile!…

Sen ,tertemiz bir kalbe, koskocaman yüreğin sahibi, hiç dokunulmamış olmamış bir kalbe,yere,varlığa sahip olmanın sahibiydin.

Sen bana göre,çok şanslı bir varlıktın.

İlk ve tek sevilmek ,ilk öpülmek sen tarafından….,İlk sıcaklık,ilk heves,ilk çarpıntı…Sen hayatın tamamı,tümü anlamıydın.Tüm bunların sahibi oluvermiştin.

Hayatta senden başka her şeyi sildim,geçtim.En sevdiklerimi bile üzdüm senin için…

Dualarım sendin,kelimelerim,hecelerim her şeyim sendinnnnnnnn…

Ben senin için hayatımı,sevdiklerimi ,sevenleri mi tarumar ederken ,seni tanıyamadığım için bana mı yazık,yada bu kadar seven bir insanı darmadağın eden sana mı yazık..?

Sennnn en vurulmayacak anımda vurdun beni,

Sen en etkili silahla geçtin içimden…

Sen bana hayatımıda yiyebileceğim en büyük kazığı attın.

Sen bu kadar sevene bunu nasıl yaptın?

Öyle bir deprem  yaşadı ki bu gönül,söylesene ,sorsana;

Bir daha sever mi bu yürek,bu gönül,bu kalp bir daha sana güvenir mi?Bu insan bir daha seni eskisi gibi,hiç bir şey olmamış gibi sevebilir mi?

ALDATILMAK,İHANETE UĞRAMAK SEVENLERİN KADERİ Mİ?

Posted by Sesli Sohbet On Mayıs - 14 - 20111 COMMENT

En çok insanların canını yakacak,insanı sırtından vuracak bir haberle bugün sizlere hitab edeceğiz.Bu makalemizde yazılan her kelime ,kelimesi kelimesi gerçek bir hayat darbeleri,dost kazıklarıdır.

Aldatılan kadınlar ve aldatılan erkekler….

Aldatılan ister kadın olsun ,isterse erkek bunu hiç bir kimsenin yaşamasını asla ve asla istemem.İnsanoğlunu en çok yıkacak,hırpalayacak,aklını,mantığını ,belkide istikbalini etkileyecek bir darbedir aldatmak.

Aldatılan bir kadın gelecekte kolay kolay toparlanamaz,normal hayatına hemen dönemez.Zor bir süreç ,acı dolu bir süreç aldatılanı beklemektedir.Aldatılanlar,ihanete uğrayanlar boş ver deselerde belki bazen,karşılarındakini silip atsalarda yüreklerinden,kalplerinden bu darbeyi atmaları belki yıllarca sürecek bir tedavi gerektirir.

İhanete uğrayanlar bazen unutma,affetme yoluna baş vurmak zorunda kalabilirler.Ancak asla bu darbeyi unutamaz,affedemezler.Belki denerler,ama asla affetmezler.Unutmazlarda.Kimi aldatan anında cezalandırtma yoluna baş vurur,kimisi affetmek zorunda kalır,kimiside affetmiş,unutmuş numarası  yapar durur.Kimileride vardır,sinsi sinsi aldatandan intikamını alır.

Aldatılan genellikle kadınlardır.Erkek de aldatılır ama çok nadirdi.Erkek aldatılınca hemen boşanır,terkeder,yada cezalandırır.Ama kadın hep çaresizdir.Bazen susup oturmak zorundadır.Çok kadınlar vardır ki ,sırf aldatıldığı için aldatır.Bu çok büyük bir yalnış davranıştır.İnsan ,kendine yapılmasını istemediği bir şeyi,karşısındakine asla yapmamalıdır.Bu kadın içinde,erkek içinde geçerlidir.

Aldatılan bir arkadaşımı bir kaç yıl boyunca gözlemledim ve şu sonuca  ulaştım.Asla affetmedi.Hep aldatılması,ihaneti aklındaydı.Hep tekrarlar dururdu.”Her gün, her sohbette hep hatırladığını,her hatırladığında da büyük bir acı yaşadığını,acısının hep taze kaldığınıda söylerdi.Çaresizlik, aldatanla yeniden bir istikbal paylaşmak zorunda kalmak” derdi.

Kısaca insanları sırtından vurmak,şerefsizce davranmaktır aldatmak.Adatan kişinin aldatmak için sebepleri varsa eğer,aldattığı kişiden ayrılma,boşanma gibi çareleride vardır.İhanet en büyük hainlik,kahpeliktir.Bir insanın yüzüne tükürmekten,onu çekip öldürmekten daha büyük acı yaşatır aldatmak.

Severken bir hata ettim,sevgi başka bu başka diyenler aslında karektersizliklerini bu şekilde kapatma yoluna baş vururlar.

Eşim,yada sevgilim benimle ilgilenmiyordu,onda aradığım heyacan yoktu laflarıda hep suçunu kapatma yöntemlerinden bir kaçıdır.

Eğer mutsuz bir beraberliğiniz varsa,eşinizle,sevgilinizle teniniz uyuşmuyorsa vs vs..O zaman ayrılmak yada oturup konuşmak,isteklerinizi,fantazilerinizi,heyacanlarınızı onunla paylaşın.Hiç bir çareniz yoksa mutsuzsanız ayrılın.Ve bütün bunları onu aldatmadan önce düşünün ve uygulayın.Sonrada nerede mutluysanız oraya gidin.Çöplükteki güller insanlara hep çekici gelmiştir.Yasaklar hep cazip gelmiştir insanoğluna.

Haaa birde en büyük şerefsizlikten bir taneside, evli kadınları ayartan erkekler ve evli erkekleri ayartan kadınlardır.Bunlar bütün hakaretlere ve cezalara layık;  zayıp ve çaresiz yaratıklardır.Çaresizler,başkalarının çareleriyle kendilerine melhem yapmaya çalışırlar ama büsbütün yaranın icranını deşerler.Tüm halkın gözünde,toplumda,ailelerde,tüm birimlerde ,dinlerde bu insanlar kötü insan,yuva yıkan insan olarak,karakedi olarak bilinirler.Hani hayat kadınlarına hayat kadını derler ya,peki sizce evli erkeklerin yuvasını yıkan kadınlara ne denir?Ben söyleyeyim mi; “hayat yıkan kadın” denir.Şunu hiç unutmayın yuva yıkanlar; “yuva yıkanın asla ve asla yuvası olmaz”.Sadece derme çatma bir çadıra sahip olmuştur ve o çadır en ufak bir rüzgarda uçup; onun  edepsizlikleri ile,ayıplarını aşikar edecektir.

Evli kadınlara göz koyan erkekler ise; onlar halsiyetsiz varlıklar şunu untmasınlar; “Birgün gelir,Allah sizi öyle cezalandırır ki,sizin karınızı,namusunuzu yada evladınızı başka birisi ayartıp,ziyan eder”.

Şu gerçeği asla unutmadan yazayım ki; “İradesi zayıp,nefsinin kölesi,karektersiz,aciz,özgüveni olmayan insanlar aldatır,aldatarak kendini tatmin ederler”..

Eeee “alma mazlumun ahını,çıkar aheste aheste”…

Yıldız Tilbe bu şarkısında aldatılmanın acısını o kadar güzel ifade etmiş ki! Dinleyin yüreğiniz ta derinden titreyecek,tabi gerçekten yüreği olanardansanız…
YILDIZ TİLBE “İKİ KADIN BİR ADAM”