18
May - 2012
Friday
SUBSCRIBE TO NEWS
SUBSCRIBE TO COMMENTS

Sesli Chat Evi Sesli sohbet Sesli Chat Sitesi

SesliChatEvi.Com Sesli Chat Evi Sesli Sohbet Sesli Chat Live Chat İçin Tıklayın..!

Archive for the ‘Yaşam’ Category

BU YAZIM TÜM KADINLARA ARMAĞAN OLSUN!..

Posted by Sesli Sohbet On Mart - 8 - 2012ADD COMMENTS

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü bugün!.. Ben de bir bayan olarak tüm kadınların ve kendimin kadınlar gününü kutluyorum.

 

Biz kadınlar, geçirdiğimiz kısa ömrümüz boyunca bir çok çileye, eziyete, tacize, şiddete, hakarete maruz kalıp yine de  dimdik ayakta durmaya çalışıyoruz. Bazen evlatlarımız için, bazen onurumuz için, bazen ailemiz için, bazen sevdiklerimiz için de olsa her felaketle baş etmesini biliyoruz. Yıkılmıyor yılmıyoruz.

 

Kadın aslında neslin temeli ama hep köle gibi görülüp kullanılıyor. Velhasıl kadın hayatın temeli!. Bilene;  hergün kadının günü, her başarının atılımcısı kadın olmalıdır. Kadına hak ettiği, layık olduğu değer verilmeli! Kadını hor gören gözler, hor gören insanlar unutmamalı ki, kendilerini dünyaya getiren de bir kadın. Peygamberleri dünyaya getiren de bir kadın, tüm büyük makamdakileri doğuran da bir kadın! O halde annenizi hor görüp küçümseyebilir misiniz ki, diğer kadınları küçümseye biliyorsunuz?

 

Kadını bir sek abidesi gibi gören zihniyet ve karekterdeki insanlar, aslında kendi aciz ve küçüklük, iradesizliklerinin hiç farkında değiller mi? Kadınları köle gibi çalıştırıp, şiddet uygulayan karekterdeki eşler, eksiklerini gözardı etmek için bu yola başvuruyor.

 

Kadın olmadan devam eden bir nesil gördünüz mü hiç? Anne olmadan bir bebeğin dünyaya geldiğini, bir çocuğun annesiz yaşayabildiğini gördünüz mü hiç?  O halde kadın,  her alanda üstün makamı ile hürmet görmelidir.

 

Daha evvel Kadınlar günü için yazmış olduğum makalemi,  bu kadınlar gününde de tekrar yayınlayıp, bu yazımın içerisine alacağım. Çünkü bana göre kadına,  her nefeste, her adımda  muhtaçtır insanlar.

 

KADIN HER HALÜKARDA KADIN OLMALI..!  TÜM ZORLUKLAR İÇİNDE KADIN OLABİLMEK!..

Kadın, annedir.

 

Kadın, kadın olursa herşey ona amade olur.

 

Kadın, erkeklerin sandığı gibi aciz varlık değildir.

 

Kadın, isterse herşeye sahip olabilir.

 

Kadın, kadın olmasını bildikçe güzelleşir.

 

Kadın, dişiliğini kullanabilmelidir.

 

Kadın, ahlak timsali olmalıdır. Çünkü annedir.

 

Kadının ahlaklısı, akıllısı büyük bir mükafat, kadının kötüsü, edepsizi büyük bir felakettir.

 

Kadın, yeri geldiğinde evinde hizmetçi, yeri geldiğinde erkeğine köle olmalıdır.

 

Kadın, kendini kadın kılan her şeyi kötü bile olsa öğrenmeli, ama asla ahlak  ve edep sınırlarından çıkmamalıdır.

 

Kadın, sadece ev hanımı değil, her mevkide başarı timsali olmalıdır.

 

Kadın, hanım efendiliği ile kadındır.

 

Kadın, nazlı bir gül gibi olmalı, bülbülüne daima figan ettiresini bilmelidir.

 

Kadın, hangi koşulda çalışırsa çalışsın, daima bakımlı, temiz olmalıdır.

 

Kadın, her anında, her işin içinde bile gül gibi kokmalı, kokmasını bilmelidir.

 

Kadın, Vatanı için evlatlarını şehit olmaya daima  hazır kılmalıdır.

 

Kadın öyle terbiyeli evlatlar yetiştirmeli ki, tüm insanlar ona gıpta etmeli.

 

Kadın, gün gelince yokluğa kanaat etmeli, gün gelince varlığa şükretmesini bilmeli.

 

Evet bugün SesliChatEvi.com ziyaretçileri için:  Biraz kadın olmanın zorluklarından ve kadın olmanın gerektirdiği bir takım sorumluluklardan kısa ve öz olarak bahsedeceğim. Genellikle kadınlar aciz, çaresiz erkeklerin kölesi gibi görünümüne sokuluyor. Oysa ki, kadınlar azmettikleri zaman her alanda başarılı olabilecek akla ve mantığa sahip varlıklardır. Aslında erkeklerden fazlalıkları bile var sayılır. Çünkü kadın öfkesine sahip olabilir, anında bir anlık hareket etmez. Düşüncelidir. İlk önce düşünür ardından plan uygular.

 

Kadın aslında varoluşun efendisidir. Çünkü  insanlar kadınlarla çoğalır. Kadın ev hanımı, anne, kadın herşeydir. Doktor,  hemşire, öğretmen, mühendis olupta; hem annelik yapan, hem eşine hizmet eden, hem de evinin düzenini, tertibini sağlayan o kadar çok baş tacı kadınlarımız var ki.!!

 

Ev hanımı olup,  sadece kendini çocuklarına, eşine, evine, yuvasına adayan o kadar çok eli öpülesi ahlak timsali kadınlarımız var ki..!

 

Öyke ki, kadın yıllarca eşine hizmet eder, çocuk verir ona ama  biranda saçını süpürge eden kadınlarını unutup, başka kadınları baş tacı eden erkeklere bile hanım efendi gibi davranan, sabreden, yuvam diye susanda bir çok hanımefendi kadınlarımız var.

 

Aldatılan, hakarete maruz bırakılan, dövülen, her türlü şiddete bile sabreden kadınlarımız var.

 

Aslında kadınlar aciz değiller ama ahlak, edeplerini korumak için bazen terbiyesizlik yapan eşlerine karşı susmak zorundalar. Kimileri bir dayanağı olmadığı için susar, kimileri de evladı için, kimileri  de sevdiği için susar…

 

Bir de  bu kadar değerli varlık olan kadınları; bir seks kölesi, abidesi gibi kullanan aciz yaratıklar var. Soyup, açıp, saçıp, sadece bir takım işlere yarayan bir varlık gibi gösteren bir takım zihniyette var.

 

Ama  bu kadar zorluğun, bu kadar zahmetli bir hayatın için de, ahlakını, edebini muhafaza ederek, ömrünün sonuna kadar şeref timsali anneler  kadınlar…

 

Başbakanları, hakimleri, savcıları, doktorları, öğretmenleri, her bireyi yetiştirip, büyüten, bu mevkilere getiren kadınlar değil mi??

Kadınlar; bazen bir mal gibi satılan, bazen aileleri tarfından kız çocuğu olduğu için hor görülen, yenisini bulunca eski kadın olarak kapıya konulan, evinde hizmetçiymiş gibi muamele gören, ailelin her büyük ferdine, bireyine, saygı duruşu ve hizmetçilik yaptırılmaya zorlanan bütün bu zorluklar içerisinde kadın olmak..!

 

Kadınların da kötüsü var tabi..Aslında korkmalılar erkekler kadının hışmından..Kadın kızdığında şeytanlaşabilir. Kadınlarında huysuzu, ahlaksızı olabilir. Ama, onları bu hale getirenlerin evvelde yargılanması, suçlanması gerekir. Tabiy ki böyle olmamalı kadın..Çünkü  annedir kadın. Her ne olursa olsun daima temiz kalmalı kadın. Çoçuklarına, babası olmadığında helal lokma yedirmeli..Gerektiğinde; merdiven silmeli, çöp toplamalı, hizmetçilik yapmalı…Ama daima anne olarak temiz ve namuslu kalmalı..

 

Kadın, tüm bu zor şartlarda namusunu, şerefini, edebini koruyor ve evlatları için, soyadı için, ak olarak yaşlanabiliyorsa; o kadın gerçek  bir kadın ve annedir. Anne örnek olmalı ki; evlatta onun çizdiği doğru yoldan şaşmasın.!

 

Ben ne kadınlar gördüm saçını süpürge etmiş bunu belli etmemiş dimdik..,Ben ne kadınlar gördüm;. yıllar geçmiş eline erkek eli değmemiş…,Ben ne kadınlar gördüm mesleğine de, evine de, evlatlarına da, eşine de sultan olabilmiş…,Ben ne kadınlar gördüm;  kandırılsada kanmamış, yıldırılsada yılmamış, kirletilmeye çalışılsada kirlenmemiş..,Ben ne kadınlar tanıdım; aldatılsada , aldatmamış, kovulsada gücenmemiş…,Ben ne kadınlar gördüm; kötü toprağın içinde, pislik içinde ama mis gibi kokmasını becermiş…,Ben ne kadınlar tanıdım; pişirdiği bal olan, temizlediği gül gibi kokan…

 

İşte kadın kısaca bana göre böyle olmalı !!.. Kadın daima, nazından, inceliğinden, zerafetinden, şerefinden ödün vermiyorsa kadın!!!

MUTFAKTA BİR MİMAR GİBİ DAVRANIN!..

Posted by Sesli Sohbet On Mart - 7 - 2012ADD COMMENTS

 

BOL MİSAFİRLİ SOFRALAR VE BİBİRİNDEN GÜZEL YEMEK TARİFLERİ BLOGLARI

 

Bu gece pc başında biraz gezinirken yemek tarifleri bloglarına takıldım. Bakarken inanın tarifler sitelerinde kala kaldım. Bir birinden güzel yemek tarifleri, pasta, börek, kurabiye tarifleri derken  saat geçivermiş. O kadar güzel yemek tarifleri siteleri var ki, bazılarına hayran kaldım diyebilirim. Çektikleri yemek ve ziyafet dolu masaların resimleri de muhteşem. Heveslendim ve dedim ki;  ” Acaba ben de mi site de yemek tarfilerine yer versem? ” diye ama kolay değil öyle yemek tarifleri vermek. Tarifler ve resimleri beni biraz uğraştırır, çünkü üç küçük çocukla benim becere bileceğim bir şey değil. Aslında çok da güzel yemekler, börekler, çörekler yaparım ama bu iş benim aklıma yatmadı ve ben sadece bu tür ziteleri ziyaret edenlerden olayım. Tabii arada sırada da faydalı ve güzel olan her şeyi  yazarak sizinle paylaşayım.

 

SOFRALARINIZDA GÖRSELLİĞE ÖNEM VERİNİZ

 

Yemek yemeyi herkes sever, ya pişirmeyi seviyor musunuz? Yemek yapmak bana göre hiçte hafife alınacak bir şey değil. Hele hele yaptığınız yemekleri sunum şekli, başlı başına bir sanat! Her çeşit yemek, nimet güzeldir ama onları ikram şekli, sunum şekli, süsleme şekli oldukça önemlidir. Bana göre; o kadar  emekler verip hazırladığımız yemekler ve yiyecekleri öyle gelişi güzel tabağa koyup servis yapmamalıyız. Pişirirken özendiğimiz gibi, sunarken de özenmeliyiz. Detaylara,  süslemeye, tabağa çok dikkat etmeliyiz. Pişirdiğimiz ikramlıkları bir sanat eseri gibi sunmalıyız. Sofrayı hazırlamadan önce, bir de bu şekilde deneyiniz. İnanın sofraya bakmaktan, sunumların güzelliğine bakmaktan, bir mimar gibi hazırladığınız sanat harikası eserleriniz karşısında  bakmaktan zaten karnınız doyacak ve aile bireylerinizin tüm göz sevklerine hitap etmiş olacaksınız.

 

TÜRK MUTFAĞI

 

Türkler zengin kahvaltı sofraları ile çok konuşuluyorlarmış. Hakikaten de öyle; şimdiye kadar kendimce yapmış olduğum anketlerimde hiç bir ülke de bizim kahvaltı sofralarımız gibi kahvaltı sofraları kurulmuyor. Yemeklerimiz eşsiz, doyumu imkansız harika tatlar. Sunumlarımız ile her ülke de de öndeyiz. Biraz yemeye düşkünüz ama çok şükür ki obezlik sınırını daha aşmadık.

 

Çayımızla, hamurlu yiyeceklerimizle, çeşit çeşit börek, kurabiye ve salatalarımızla ve tabiii ki kebaplarımızla Türk mutfağı lider konumdadır. Yemeklerimizi yiyen ülkeler doyamıyor ve mutfağımızı her yerde zikrediyorlar. Çok şükür ki, Türlerin mutfağı bu konuda da yenmiş ve kazanmış oluyor.

 

MİSAFİR AĞIRLAMAK HUZUR VERİR RUHUNUZA

 

Açıkcası bir bayan olarak yemeğe, yemekte sunuma ve mutfakta hijyene çok önem veririm. Tabii detaylar da benim  için olduça mühimdir. Yemek yapmak, misafir ağırlamaktan hiç gocunmam. Aksine dua ederim; “ Misafirim gelsinde  bol bol çeşit çeşit ikramlar hazırlayayım”  diye. Oldukça çok çeşit yapsam da, görselliğe önem versem de, hazırladığım dört dörtlük sofraların fotoğraflarını çekmek aklıma hiç gelmemişti. Ta ki yemek tarifleri sitelerini ziyaret edene kadar.  Ha bir de misafir ağırlarken muakkak semaver ve demlik demlik çayım sofradan, muhabbetten eksik olmaz. Ardından misafirlerimi mutlu bir şekilde yolcettiğimde yüzümdeki mutluluğu ifade etmem imkansız. Onlar ağırlamamdan çok memnun, ben güzel ve hoş ağırlamaktan çok memnun ayrılı veririz. Çünkü unutmayın, misafirin kalbi kıldan daha incedir. Misafiri ağırlamak Mevla Teala’ya hizmet etmek gibidir. Bu da aklınızda kalıversin olur mu? Evinizde ikram edecek hiç bir şeyiniz yoksa bile, bir bardak su ya da şerbet yapıp ikram edin. Mutluyum, pozitifim ve kendimle barışığım… Ne mutlu bana!…

 

Sizlerinde misafirlerinize dört  dörtlük sofralar hazırlamanız dileği ile;

Hoşçakalın!..

 

 

PARFÜMLER HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER!..

Posted by Sesli Sohbet On Mart - 4 - 2012ADD COMMENTS

 

Bugün uğrunda paralar döküp aldığımız parfümlerden bahsetmek istiyorum. Tüm kadınlar parfümlere ömürleri boyunca bir servet miktarı para harcarlar. Güzel kokmak kadın için de, erkek için de çok önemlidir. Ama genellikle kozmetik malzemelerine kadınların ilgisi daha yoğundur. Eee güzel kokmak kadının yapısında, tabiatında olan bir durumdur. Kadınlar çiçek olduğuna göre, çiçek gibi de misk gibi de kokmalıdırlar.

 

Peki parfüm alırken nelere dikkat edilmeli, parfüm nasıl saklanmalı, kalıcı parfüm olduğu nasıl anlaşılır,    çiçek kokusu mu, meyve kokusu mu daha çekicidir? Bunların hepsi ve daha fazlasını  bulabileceğiniz bir  yazı hazırladım sizlere!..

 

Öncelikle Parfüm Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

 

Kalıcı bir koku tercih ediyorsanız, direk parfüm alacaksınız. Yani Eude Toilette, deodorant, EDT gibi kokularda koku yoğunluğu daha azdır. Bu nedenle daha kalıcı bir koku istiyorsanız, EDP olanını tercih edeceksiniz.

 

Her zaman kalıcı ve kokusu yoğun olan parfümler pahalıdır. Pahalılığı kaliteli olduğunun göstergesidir. Gerçek ve kalıcı kokulu parfüm istiyorsanız, biraz fazla para harcayarak pahalısını alınız ki aldığınıza değsin.

 

Parfüm alırken dikkat etmeniz gereken en önemli şey, son kullanma tarihine bakmanızdır. Parfümler çabuk bozulur. Özellikle yaz günlerinde vitrinde , tezgahlarda alıcısını bekleyen parfümler sıcaktan bozulabilir. Bunun için son kullanma tarihine muakkak bakınız ve öyle alınız.

 

EDT parfümler de kaliteli olur ama daha kalıcı kokuyu EDP parfümlerde bulablirsiniz.

 

Parfüm alırken marka tercih edin. Daima iyi markanı parfümleri kalıcı ve hoş kokuludur. Esansları ve kokuları yoğun ve hoş olur.

 

Merdiven altlarında üretilen ne olduğu belli olmayan, markası olmayan parfümlere dünyanın parsını verme aptallığını yapmayınız. Bu gibi parfümleri sürdükten kısa bir süre sonra kötü ve hiç hoş olmayan  bir kokuyu teninizde hissedebilirsiniz.

 

Gerekirse bir tane parfümünüz olsun, ama kaliteli ve hoş kokulu olsun.

 

Parfüm alırken kokusunun güzelliğine bakmayınız, teninize uyumlu olup olmadığına bakınız.  Sürünüz bileğinize 10 dk bekleyiniz, ardından koklayınız teninizde hoş koku yaydı ise alınız. Yoksa teninizin kokusuna daha uyumlu bir parfüm kokusunu deneyerek tercih ediniz.

 

Ben parfüm seçerken hemen karar vermiyorum. Beğendiğim  bir kokuyu bileğime sıkıyor, saatler sonra kokluyorum. Hoş ve güzel kokuyorsa, tenimle uyumlu ise alıyorum.

 

Çeşit çeşit parfümleri bileğinize aynı anda sürerseniz kokuyu fark edemezsiniz. Çünkü kokular karışır.

 

Her mevsimin kokuları farklıdır. Yaz için yaz esintileri, kışın kış kokuları, baharda daha yoğun çiçek kokuları gibi…

 

Çiçek kokulu, baharat kokulu, meyveli, sabun kokulu, dağ kokulu, çimen kokulu, bahçe kokulu, deniz esintili kokular mevcuttur.

 

Artık hangi kokuyu tercih ediyorsanız, beden kokunuza uygun olanına da dikkat ederek alabilirsiniz.

 

Moda kokuları da tercih edebilirsiniz. Ama moda kokusu diye,  teninizle uyuşmayan kokuları almayınız.

 

Genç kızların daha sabunsu, ferah ve hafif meyve kokularını tercih etmeleri daha hoş olacaktır. Genç bir öğrenci gidip, baharat kokulu parfüm alırsa, hiçte hoş olmayan bir kokuya bürünmüş olur.

 

Orta  yaşlı bayanlar ise, çiçek ve baharat kokularını tercih etmeliler.

 

Parfümü hangi saatlerde kullanacaksanız, buna göre de parfüm seçmelisiniz. Sabah saatlerinde, gündüz ağır kokular sürerseniz güzel kokayım derken çevrenizdekileri rahatsız edebilirsiniz. Ama akşam ve gece yoğun, ağır kokular sürmeniz sizi daha cazibeli yapacaktır.

 

 Parfüm  Nasıl Kullanılır?

 

Parfüm kullanacağınız vakit terli olmamalısınız. Temiz  vücudunuza özellikle banyodan sonra kullanırsanız daha etkili ve hoş kokulu olacaksınız.

 

Parfümü çok yakından sıkmayınız. 20 cm uzaktan sıkmalısınız. Böyle yaparakta boşa parfümü sıkmamış olursunuz ki, tüm vücudunuza parfüm yayılmış olur.

 

Yineleyerek söylemeliyim ki, parfüm mutlaka teninizle uyumlu olsun. Yoksa teninizde hoş kokmayabilir. En pahalı parfümde olsa netice böyledir.

 

Meysimine göre  ve  gündüz gece  uyumuna göre parfüm kullanınız.

 

Bir kaç farklı kokuyu üst üste sıkmayınız. Daha önce kullandığınız parfümden arının, diğer parfümü öyle kullanınız. Bu kıyafetleriniz için de geçerlidir.

 

Özellikle banyo ve duştan sonra parfümlenin ki parfüm cildinize işlesin.

 

Parfümü önünüze sıkın ve sıktığınız yerden geçin.

 

Giysilerinize de parfüm sıkabilirsiniz ama temizlerse. Siyah ve ipek giysi üzerine asla parfüm kullanmayınız. İnci  takılarınızın üzerine de asla parfüm sıkmayınız.

 

Parfümü bilek, göbek, boyun, göğüs ve kalp tarafınıza uygulayınız. Kulak arkanıza, dirseklerinize de sıkabilirsiniz. Tabii ki kadınlar saçlarında da kullanmak isterler. Ama saçların şampuan kokmaması gerekmektedir. Kokusuz şampuanla  yıkanmış,  temiz saçların her tarafına parfüm sıkabilirsiniz. Kirli ve değişik şampuan kokulu saça sıkmayınız.

 

 Parfümler Nasıl Saklanmalılar?

 

Parfümleri son kullanma tarihibe kadar dikkatli kullanırsanız bozulmadan muhafaza edebilirsiniz. Önce son kullanma tarihi ve sonra korunma, saklama şekli parfümünüzü koruyacaktır.

 

Serin yerde, güneş ışığından ve sıcaktan uzak yerde muhafaza edebilirsiniz.

 

Ağzını kullandıktan sonra sıkıca kapatmalısınız ki bozulmasın.

 

Güneş parfümü bozar ve uçurur.

 

Biraz zor ama, çok parfümünüz varsa ve çok da para döktüyseniz buz dolabında  da yıllarca muhafaza edebilirsiniz.

 

Mesela ben şöyle saklıyorum, yaz parfümünü yazın çıkarıp, kış parfümlerini buz dolabına koyuyorum ki bozulmasın. Kullanmadığım değerli ve hediye parfmlerimi de yine buz dolabına  koyuyorum.

 

Ya da değerli parfümleriniz için metal kutu yaptırınız. Bu parfümünüzü yıllarca koruyacaktır.

 

Parfümünüz bozulduysa kokusundan anlayabilirsiniz. Eski ki kokusu yoktur ve koyulaşmış bir renktedir. Kimi parfümler de bozulur ama sıktıktan sonra kokusunun değiştiğini fark edersiniz.

 

 Parfüm Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler:

 

 Parfümü asla yüzünüze doğru sıkmayınız.

 

Koltuk altınıza kesinlikle püskürtmeyiniz. Nedeni ter bezeleriniz orada olduğu için, parfümler bu bezeleri öldürür. Allah korusun sonuçları feci olabilir.

 

 

 Kadınlara Parfüm Hakkında Özel Bilgiler:

 

Parfümler bildiğiniz üzere;  çiçeklerden, baharat ve meyve esanslarından üretilir.

Çiçek Kokuları:  Ferah, taze, güzel,gösterişsiz, zarif ve hafif  kokulu kadınları yansıtır.

Ağaç Kokuları: Uyarıcı, seksi, sportif, çekici ve aktif bayanları simgeler.

Limon Kokuları:  Yalnızlığı seven ve kararsız kadınların kokusudur.

Yasemin Kokusu:  Zeki, göz alıcı ve dediğini yapan kadını ifade eder. Oldukça seksabel bir kokudur. İnsanların seksi duyularını harekete geçirir.

Amber misk:  Güçlü kadınların, ekzotik, çekici, çekingen, idealist, sıcak kanlı, baştan çıkarıcı kadınları simgeler.

Gül Kokuları: Genellikle yaşı genç, çocuksu, zarif, taze genç kızların kokusudur.

Chypre Kokuları: Gizemli, hoş gönüllü, kalıcı, çağdaş bir kokudur.

 

Umarım parfüm konusunda sizlere yardımcı olabilmiştirim. Daima temiz ve hoş kokmamız dileği ile;

Hoşçakalın!..

 

 

 

 

 

 

 

 

İSTANBUL’DA ÖFKELİ  ABİ DEHŞET  SAÇTI

 

İstanbul’da kız kardeşini arabanın içinde yanında erkekle gören öfkeli abi deliye dönerek kan döktü! Önce kız kardeşini kalbinden bıçakladı, ardıından kız kardeşinin erkek arkadaşını yüzünden bıçakladı. Arabada bulunan kız kardeşinin arkadaşını da boynundan bıçaklayarak kaçtı.

 

İstanbul  Bağcılar’da kız kardeşi Yıldız Y.(26) yı  dün saat 20:30 sıralarında bir benzin istasyonunda otomobilin içinde sevgilisi ile gören abi Mevlüt Y. oracıkta ortalığı kan gölüne çevirdi. Öfke ile gidip arabanın içine binen ve bir süre kız kardeşi ile tartışan abi, kardeşini kalbinden bıçakladı. Bu durum karşısında kız kardeşinin erkek arkadaşı olan, Nedim K. (29) araya girmek isteyince, onu da yüzünden bıçakladı. Yine olay anında otomobilde bulunan Yasemin K. yi  de boynundan bıçaklayarak kaçıp kayboldu.

 

Olay yerinde, bıçaklandığı arabanın içinden yere yığılan genç kızı  arkadaşları hastaneye yetiştirdiler ama talihsiz kız hayatını kaybetti. Yüzünden yaralanan Nedim K. nin ve Yasemin K.nin sağlık durumları iyi.

 

Benzin istasyonun kameraları incelenerek, delil toplayan polis ekipleri kısa sürede kardeş katili Mevlüt Y. yi yakaladılar.

 

(İHA) Onur Turan’ın haberidir.

 

İnsanoğlu öfkesine sahip olamadığında ortaya böyle feci olaylar çıkabiliyor. Öfkemize sahip olmalıyız. Durum ne olursa olsun, biz herşeyin cezasını kendimiz vermeye kalkarsak, o zaman asıl ağır cezayı siz çekersiniz. Hem katil olur, hem ahiretinizi,  geleceğinizi yok edersiniz. Üstelik bir de vijdan azabı ile ölene kadar hesaplaşmak zorunda kalırsınız ki;  bu hiç bir cezaya benzemez. Bir aile bu öfkenin kurbanı oldu. Ölen genç kızın anne ve babası iki evlatlarını birden yitirdiler. Allah-ü Teala feraset ve irademizi kaybettirmesin bizlere!..

 

 

REKLAMLARA BAKIP KANMAYIN!..

Posted by Sesli Sohbet On Şubat - 25 - 2012ADD COMMENTS

HER REKLAMA ALDANMAYIN

 

Bu gece sizler için haber araştırırken bir reklama gözüm takıldı ve aniden tıklayı verdim. İnternet reklamında güya “RE ” adı altında bir yüzük  satışı reklamı…Belki sizler de bu yüzüğün reklamlarını görmüştürsünüz. Güya; bu yüzük  takıldığı vakit insana istediği her şeyi bir sihir gibi elde ettiriyormuş. Bir çok kişi de bu yüzüğü doğrulayarak anlatmışlar. Açıkca ben şok oldum. Bu reklamlara değil, buna inanıpta, kendilerini kandıranlara, para saçanlara, Allah’tan başka her şeyden medet uman cahillere şok oldum. Haşa, bu bir de yüzüktü medet umdukları şey!..

 

Sadece bu yüzük  değil ki; bunun gibi bir çok şeyle insanlar kandırılıyor. İşte zayıflatan ilaçlar, komik ama boy uzatıcılar, tüy yok edici köpükler, vs..bir çok şey! İnsanlar nasıl bu reklamlara kanıp, inanıp paralarını saçıyorlar hayret ediyorum. Relam işte, iyininde reklamı yapılıyor, kötününde. Artık saçma sapan şeylerin bile reklamları yapılıyor. Bizim bazı saf yürekli kardeşlerimizde  bu gibi safsatalara kanıp alıyor ve sonunda yenilecek, içilecek bir şey isee sağlıklarından oluveriyorlar. Yenmeyecek bir şeyse, paraları boşu boşuna gidiyor. Madem  bu gibi şans yüzükleri var, para getiriyor, şunu, bunu getiriyor o zaman herkes zengin olur. Kelin ilacı olsa, kel kendi başına sürmez mi?

 

Sağlığınız için, internet üzerinden satılan hapları, ilaçları ve de doktorun reçete ile yazmadığı hiç bir ilacı dahi kullanmayınız. Nette satılan şans yüzüğüydü, şans bimem nesiydi gibi safsata, şarlatanlıklara da kanıp, maneviyatınızı harap etmeyiniz. En büyük şans yüzüğümüz, imanımız ve inançlarımızı yerine getirmemizdir. Allah daima kendini seven, anan, dua eden ve O’ndan yardım isteyen kullarının yanındadır. Ve o kullarına daima  yardım eder.

ANKARA’DA VAHŞİ CİNAYET!..

Posted by Sesli Sohbet On Şubat - 12 - 2012ADD COMMENTS

KATİL ÖLDÜRDÜĞÜ KADININ KESİK BAŞI İLE YAKALANDI

 

Ankara’da çok vahşi bir cinayet işlendi!..(30)yaşında olan A.D. kocasının işlettiği bakkalda kocasının olmadığı bir anda vahşice bıçaklanıp,  kafası başından ayrılarak  öldürüldü.

 

Ankara’nın Altındağ ilçesinde ikamet eden A.D.eşinin Cuma namazına giderken işletmekte olduğu bakkalı A.D.ye  bıraktı ve gitti. Kocasının olmadığı bir anda akıl hastası olan, A.Ö. tarafından  başı kesilerek öldürüldü. Akıl hastası tarafından öldürülen kadının cansız bedeni 14 yaşındaki  bir çocuğun bakkala girmesi ile  meydana çıktı.

 

Olay yerine çağrılan polis kadının tam 17 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğünü belirtti. Araştırmalar ve mahalle sakinlerinin ifadesi üzerine akıl hastası A.Ö. nün yaptığı iddia edildi.

 

Polis ekiplerinin aramaları sonucu katil,  A.Ö. katlettiği kadının kesik başı ile köprü altında yakalandı.

 

Daha evvel bakkalda ara ,sıra kocasının yerine duran talihsiz kadın A.D. den akıl hastası katilin para istediği , para vermediği için de tehtit edip, sonra da öldürdüğü ortaya çıktı.

 

Vahşice katledilen A.D.nin 2  çocuk annesi olduğu belirtildi.Katil işlediği vahşi cinayeti itiraf etti.

 

Allah’ım bu nasıl bir zaman da yaşıyoruz. Akıl hastası bile elinde bıçak ve testere ile dolana biliyor. Hem de elini, kolunu sallayarak. Günüzün öyle vakti bakkalda insan doğruyor, kimsenin haberi bile olmuyor. Akıl hastası bir insan tehtit etmeyi nasıl biliyor, intikamı nasıl akıl ediyor onu da açıkcası çok merak ediyorum. Millet işin kolayını bulmuş; delilik rolü yapıp milleti soyuyor, haraç alıyor, insan doğruyor. Sonra adı deli oluyor ve sokaklarda elini, kolunu sallayarak gezebiliyor.

SİTEMİZİN TAKİPÇİLERİNE GÖNÜLDEN TEŞEKKÜRLER!..

Posted by Sesli Sohbet On Şubat - 11 - 2012ADD COMMENTS

 

Sevgili Konuklarımız  ve Değerli Okurlarımız ;

 

Yaklaşık 2 yıla aşkındır bu sitenin ana sayfasında sizlere acizane makale  ve güncel  haberleri yazıyorum. İnanın çok takipçimiz ve beğenen misafirlerimiz var. Yazı ve makalelerimi büyük bir zevk ve beğeni ile okuduklarını dile getiren arkadaşlarımız var. Tüm sevgili konuk ve okuyucu, takipçilerimize gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Ancak, bazı misafirlerimiz çok “Magazin” haberlerine yer verdiğimden ötürü bana sitem ediyorlarmış. ” Bize ne magazinden ” diyor…, özgün, sağlık , makale gibi hep yazılar yazmamı istiyorlarmış. Özür dileriz sevgili konuklarımız,  inanın ben de magazin yazıp, milletin, nerede, ne yaptığının ,dedikodusunun derdinde değilim. O tür yazıları yazmaktan çokta memnun değilim. Ama bizim  gençlerimiz, bizim insanlarımız bu tür dedikodu mahiyetindeki şeylerden çok hoşlanıyorlar, merak ediyorlar. Bu tür magazin haberleri çok okunuyor diye ben de ara, sıra yazıyor, sitemizde  yer veriyorum.. Takdir edersiniz ki, giriş getirecek yazılar yazmam gerekiyor. Hepsi olmasa da,  çoğunluğu bu yazıları yazdığım vakit sitemizin hiti daha da artıyor ve siteye girişler çoğalıyor. Magazin haberleri bin okunuyorsa, emek verip saatlerce düşünüp yazdığım makalelerim ise bir okunuyor.

 

Bunu bilmenizi istedim. Tüm sevgili konuklarımıza teşekkür ediyorum. Emek ve çaba bizden, takdir sizden!..

 

İnşallah daima hepimize faydalı, öğretici, bilgilendirici konu ve yazılarla sizlerle olmak dileği ile ;

Hoş ve Sağlıcakla Kalın!..

GÜLBEN ERGEN ALLAH’A İNANMAYANLARA ŞİFA DİLEDİ!..

Posted by Sesli Sohbet On Şubat - 9 - 2012ADD COMMENTS

Gülben Ergen TRT 1 de sabah programı yapıyor. Bugün ki programında da konuğu ile , ” Dinin insanların hayatındaki yerini tartıştılar.”  Konuğu ise;  Mutasavvıf  ve Yazar Cemalnur Sargut’tu.

 

Konuyu tartışırlarken Yazar Cemalnur Sargut  bir ara,  “Allah sevgisini içinde duymayan, hissetmeyenlerin bazen, Allah lafzını duyduklarında uyuduklarını”   söyledi. Ardından bu kişilere de hürmet etmek gerektiğinin altını çizdi. Bu sözün  ardından Ergen’de ; ” Şifalar dilemek lazım belki de ” dedi.

 

Gülben Ergen’in bu sözüne öyle tepkiler yağmış ki Twitter da , herkes bilip ,bilmeden yine konuşmuş, atmış, tutmuşlar. Hayır anlamadığım, herkesin fikrini özgürce beyan ettiği şu asır da neden Ergen’i bu sözünden dolayı kınamışlar. Bu  tepki gösteren şahıslar yoksa “ İnanmayanların”  avukatları mı?

 

Gülben Ergen güya TRT den 400 bin lira alıyormuş da, o nedenle inançlı insanları savunup, inanmayanlara atıyormuş. Düşünceye bakar mısınız? Bu düşünce resmen Devlet’i, nizamı zan altına sokup, Ergen’i de sanki para için  satın alınmış gibi göstermişler.

 

Gülben Ergen sanatçı da olsa, şarkıcı da olsa , bunca yıldır hiç bir vakit inançsız, kötü, abes bir kelime konuştuğunu duymadım ki, bundan sonra da öyle konuşsun. Şimdi ne ise, önceden de oydu.

 

Üstelik bilen ve anlayanlara;  ne kadar iyi bir dilek dilenmiş. Allah ‘ı kimseye kimse zorla sevdirip, inandıramaz. Dini, ibadeti kimselere zorla inandırıp, yaptıramayız. Kimseyi de bir müslüman olarak asla yargılayıp, kınayamayız.  Ama isteriz ki; bu güzel, özel, mükafatlarla dolu Allah sevgisini her insan tatsın… Biz de acizane tüm insanların Allah aşkını yaşamasını diliyoruz. Yaşayamayan, tadamayanları da asla yargılayıp, dışlamıyoruz. Hepimiz insanız. Hepimiz bir gün yaşlanıp, hastalanıp ve öleceğiz.

 

Ergen’de aslında bunu ifade etmeye çalışmış, ama şifa diyerek izah etmiş.

 

Bu yüce ve özel sevgiyi yaşayanlara ne mutlu, yaşamayanlara da Allah bu hissi bir gün yaşatır inşallah.

 

 

Star tv’de yeni yayınlanmaya başlayan “Küçük Şeyler” inanın son derece faydalı ve sizlere çok şeyler katacak , öğretecek bir program!.. Programın sunucusu çok ünlü ve derin tecrübesi ile herkesin tanıdığı bir isim Prof.Dr.Üstün Dökmen…

 

Üstün Dökmen’i severek takip eden bir insanım. ..Uzun yıllardır Tv programı yapmıyordu. Star’la hepimize tekrar bir şeyler kazandırmak için ekranlarda olacak. Hafta içi hergün, 13:00 deki özel programı kaçırmayın.Ayrıca gece kuşağında programın tekrarı da yayınlanmakta.

 

Bu özel  yapıtın içeriği;  ” İnsan ilişkileri, hayat akışımızda yaptığmız yalnış davranışlarımız, doğrularımız, çocuk yetiştirme, halkla ilişkiler vs.vs bir çok temaya değiniyor.”  Psikolojik bakış açımızı inanın dengeleyecek tarzda bir program olmuş. Doktorumuzun söylediği her bir söz hayatımızı, karakterimizi düzeltebilir. Belki de evimizde, oturduğumuz yerde psikoloji terapi göreceksiniz.

 

Başladığı ilk günden beri,  en ince detaylarını dahi kaçırmamaya çalışıyorum. Bir de hayat tarzlarımızdaki hata ve yalnışlarımızı tiyatro uyarlayarak vurguluyorlar. Doğru olanının altını çiziyorlar. Kısaca evde psikolojik terapi , bilgi, öğüt ve sizler için faydalı olacak her söyleşiyi bulabilirsiniz. Bir de bu bilgileri alırken ,hayatınızı düzene sokmaya çalışırken, bunlar bu kadar engin ve tecrübeli bir doktor eşliğinde yapmanız, bir daha yalnış yapmamanızın da garantisi olabilir.

 

Her insana faydalı olacak bir söyleşiyi kaçırmak istemiyorsanız muakkak seyredin. Seyrettikten ve Üstün Dökmen’in  tecrübeli tavsiyelerine kulak verdikten sonra hayatınızda çok şeyin değiştiğini, düzeldiğini göreceksiniz.

 

Güzel olan her şeyi sizlerle paylaşmaktan çok hoşnut oluyorum.

Sağlıklı ve mutlu yarınlar için hep birlikte güzel adımlara!..

 

Bugün o kadar ilginç ama bir o kadar da vijdanımızı rahatsız edici bir haberi sizinle paylaşmak istiyorum. Ben bu haberi devamlı okumakta olduğum, “Yeni Akit” gazetisinde okudum ve çok rahatsız oldum. Kendi kendimi hesaba çektim. Biliyorum ki sizler de okuduğunuz da çok üzüleceksiniz.

 

“Hungry Planet”  adlı kitapta çeşit çeşit ülkelerin, haftalık kaç paraya geçindikleri, ne yiyerek, nasıl yaşadıkarını anlatan ilginç ,aynı zamanda emekle hazırlanmış bir kitapta yer verilen araştırmayı dikkatli okuyun.

 

Bazı ülkeler de bir ailenin  haftalık harcaması bizim paramıza göre 2 lira 21 kuruşmuş. Bazı ülkelerin haftalık harcamaları ise, şok edicek ,uçurumlar yaratacak kadar uçuk bir fiyat! Bir ailenin haftalık harcaması 900TL..

 

Bir ailenin haftalık harcaması 2 lira iken, diğer ülkedeki bir ailenin haftalık harcaması 900TL! Bu neredeyse Türkiye’de normal orta halli  bir ailenin aylık harcamasına tekabül ediyor.

 

Gazatemiz Yeni Akit’te bu ülkelerin harcadıkları para, bizim paramıza göre hesaplanmış:

 

ÇAD ‘da bir ailenin haftalık harcaması : 2 lira 21 kuruş

 

ALMANYA’da orta gelirli bir ailenin haftalık harcaması : 900TL

 

JAPONYA’da bir ailenin haftalık harcaması : 570lira 60 kuruş

 

ABD’de bir ailenin haftalık harcaması :613 lira 80 kuruş

 

BUHUTAN’da bir ailenin haftalık harcaması : 9lira

 

KUVEYT’de bir ailenin haftalık gıda harcaması : 397 lira 80 kuruş

 

MISIR ‘da bir ailenin haftalık gıda harcaması : 123 lira 30 kuruş

 

EKVADOR’da bir ailenin harcaması : 56 lira 70 kuruş

 

BİRLEŞİK KRALLIK ‘da bir ailenin haftalık harcaması : 455 lira 40 kuruş

 

POLONYA ‘da bir ailenin haftalık harcaması : 271 lira 80 kuruş

 

MOĞALİSTAN’da bir ailenin haftalık harcaması : 72 TL

 

ÇİN’de bir ailenin haftalık mutfak harcaması : 279 TL

 

MEKSİKA’da bir ailenin haftalık harcaması : 340 lira 20 kuruş

 

TÜRKİYE’nin haftalık harcaması gazete de yer almıyordu. Ama benim tahminime göre; Türkiye’de normal , orta halli bir ailenin haftalık harcaması 200 TL dır. Bu tahminim asgari ücret düşünülerek şahsımca;   bu şekilde yazılmış, hesap edilmiştir. Doğrusunun araştırılması gerekmektedir.

 

Acaba , bu uçurum şeklindeki harcamadaki ülkelere göre değişiklikler inanın insanların vijdanlarını sızlatıyor. İnsanların Almanya’da çalışmayı, kalmayı tercih etmelerinin nedeni de bu varlıkmış demek ki!

Almanya’da orta halli bir aile 900 lira ile haftalık harcama yapıyorsa, aylık harcaması :  3 bin 600 lira yapar. Bir de orta halli bir ailenin harcamasıymış bu! Bizim memleketimiz de ise, bir uzman doktorun maaşı bu para. Asgari ücretimizi hesap edelim, bizim ülkemizin hali yine hamdolsun çok iyi…Ya haftalık 2 lira 21 kuruşla geçinmeye çalışan Afrika ülkelerinin hali!.. Buhutan ülkesinde ise, haftalık 9 lira ile geçinmeye çalışıyorlar.

 

Gazete de aynen şu başlık yer alıyor ve çok doğru bir söz yoruma hiç hacet yok!

“Kurt yapmaz bu taksimi”      “kuzulara şah olsa!”

 

Allah hepimizi affetsin. Sofralarımız dolup taşıyor, yine de halimize ağlıyor, şükretmiyoruz. Allah’ım sen affet bizi!…