18
May - 2012
Friday
SUBSCRIBE TO NEWS
SUBSCRIBE TO COMMENTS

Sesli Chat Evi Sesli sohbet Sesli Chat Sitesi

SesliChatEvi.Com Sesli Chat Evi Sesli Sohbet Sesli Chat Live Chat İçin Tıklayın..!

Archive for the ‘Yaşam’ Category

“MUSALLAT 2 LANET” FİLMİ BUGÜN VİZYONA GİRDİ!..

Posted by Sesli Sohbet On Aralık - 2 - 2011ADD COMMENTS

TÜRK SİNEMASININ  SON YILLARDAKİ BÜYÜK BAŞARILARI

 Türk Sineması son yıllarda büyük başarılara imza atmaktadır.Artık Türk Sinemasıda  bu başarısıyla, diğer sinemada başarılı ülkelere meydan okuyabilir.Özellikle, korku filmleri yapımı ile zor bir film katagorisindedir.Ama Türk Sinemasında son yıllarda harika korku filmleri yapılmış ve çok beğenilmiştir.

Özellikle izleyip etkisi altında kaldığım,her karesini hayranlıkla ağzım açık izlediğim korku filmlerinden bir tanesi “BÜYÜ”,diğeri de “MUSALLAT” ve “DABBE” filmi idi.

“MUSALLAT “filmini büyük korku ve hayranlıkla izlemiştim.Tabii ki defalarca da tekrar tekrar izledim.”MUSALLAT”filminin 2.si bugün vizyona girmiş.İnanın sabırsızlıkla izleyeceğim günü düşünüyorum.En kısa zamanda sinemaya gidip izleyeceğim.Fragmanına göre; bu sefer ki “MUSALLAT 2 LANET “daha güzel,daha korkunç,daha heyacanlı ekranlara gelecek.Ve daha inandırıcı hali ile.Çünkü bu filmde kullanılan tüm malzemeler ,gerçek büyü malzemelerinden oluşmaktaymış.Dahası oyuncular, bu sinamayı oynamak için Arapça bile öğrenmeye çalışmışlar.

“MUSALLAT 2 LANET “filminin konusu tabii ki büyük korkudan oluşan büyü ile ilgiliymiş.Filmin yönetmeni Alper Mestçi,aynı zamanda filmin senaristi de…

Çektiği ve yazdığı korku filmi için şunları  belirtmiş:”Filmi izlediğinizde bir buçuk saat değil,aylarca sürecek derin bir korku sizleri bekliyor.Evinize dönünce sinemadakinden daha fazla korkacaksınız!”

Hakikaten de ,”MUSALLAT”filminin ilkini izlediğimde günlerce etkisi altında kalmıştım.Şimdi de “MUSALLAT 2 LANET”in fragmanını parmaklarımı yiyerek izledim.Tam izlediğimde çok beğenip,korkacağıma da eminim.Ama beni korkutan şeylerin üstüne gitmek beni bir o kadar da heyecanlandırmıştır.

Umarım hepiniz bu türk yapıtı başarılı filmi, sinemaya giderek izler ve böylece Türk Sinemasına hayranlığımızı ve katkımızı ifade etmiş oluruz.

AİLE MUTLULUĞUN TEMELİDİR!..

Posted by Sesli Sohbet On Aralık - 1 - 2011ADD COMMENTS

AİLENİZE  VE  AİLE  BİREYLERİNİZE SONSUZ DEĞER VERİN

Hayatınızda en çok ailenize değer verin.Eğer bir yuvanız varsa,aynı çatıyı paylaştığınız birileri varsa ,onların mutlaka kıymetini bilin.Öncelik evvela çoluk ve çocuğunuz yoksa, anne ve babanız olsun,ardından diğer aile büyükleri ve fertleri.Çocuuklarınız varsa öncelik onların olmalıdır.Tüm sevginiz,bütün merhametinizle çocuklarınızı sevin ve güzel olan herşeyi onlarla paylaşın.Maddi,manevi tüm varlığınız onların olsun.

ÇOCUKLARINIZI SONSUZ SEVGİ VE MERHAMETLE SEVİN

Çocuklarmız bizlerin evveli olmalı,onları dünyadaki herşeyden üstün tutup sevmeliyiz.Siz onları küçükken koruyup,kollamalısınız,sonsuz ve karşılıksız sevmelisiniz ki,gün gelecek siz yaşlanacaksınız,onlarda aynı sevgi ve sonsuz merhameti size göstereceklerdir.Bu nedenle temelinizi iyi ve sağlam atın.Çocuklarınızı yetiştirirken en önemli temel malzeme sevgi,iman,vefa,emek,saygı olmalıdır.Bir de karşılıksız sevmeyi öğretmemiz gerekecektir.

ANNE VE BABANIZI HERŞEYDEN ÜSTÜN TUTUN

Anne ve babalarımız ,bizlerin hayat sularıdır.Kollayıp,koruyan,besleyen,gecelerce uyumadan bizleri sallayan,yemeyip ,yediren,giymeyip ,giydiren ve bizleri bu günlere getiren anne ve babalarımızdır.Onlara vereceğimiz en büyük değer; onları sayıp,sevip,vefa ile tüm evlatlık vazifelerimizi hiç usanmadan yapmamızdır.Bizleri karşılıksız,çıkarsız seven tek varlıklar anne ve babalarımızdır.Belki yeri gelir,evlatlarımız bile bizi çıkar için sayıp,sevebilirler.Ama ana ve baba hep yalın ve sonsuz severler.

AİLE HEPİMİZİN EN BÜYÜK  DEĞERİDİR

Aile bizlerin en büyük maddi ve maneviyatıdır.Aileniz varsa,herşeyin var demektir.Hastalanırsın ailen seferber olur.Düğününde ,ölümünde kısaca her halinde aile bireyleri seferberdir.Dünyada en büyük ikinci nimet ailedir.Aileniz varsa,yuvanız varsa,eşiniz,eriniz,çoluk,çocuğunuz varsa;  kayıtsız ,şartsız onları sevin,onlara değer verin ve onları koruyun.Hiç bir dünyalık için,bu huzuru,sıcaklığı da bozmayın.

Unutmayın;

Aile toplumun,mutluluğun temelidir.

 

MİKRODALGA FIRINLAR NASIL KULLANILIR?

Posted by Sesli Sohbet On Kasım - 18 - 2011ADD COMMENTS

BİLİNÇLİ KULLANIM KURALLARI

Son zamanlarda ev hanımlarının olsun,çalışan hanımların olsun en çok merak ettikleri şeylerden bir tanesi de mikrodalga fırınların kullanımı ve mikrodalga da neler yapılabileceği?..

Öncelikle zararlı mı mikrodalga fırınlar? ondan bahsedelim:

Mikrodalga fırınlar, sanıldığı ve söylendiği gibi zararlı değildir.Ancak bilmeden,yalnış kullanıldığı takdirde ; bir çok  kötü sonuçlar doğurup,zararlarını yalnış kullanımdan dolayı sizler çıkarabilirsiniz.

Mikrodalga fırınlar, çalışırken asla çocuklarınızı fırına yaklaştırmayınız.Hatta mümkünse fırının çaslıştığı yerden uzaklaştırınız.Bazı hekimler bunu önermişler.

Kullanan bayanlar olsun,beyler olsun direk yüzünüzü fırına yaklaştırmayınız.

Yapılan araştırmalar sonucu ve ABD ‘li araştırmacıların araştırmaları sonucu; mikrodalga fırınlar insan sağlığını etkileyecek zararlar vermezler.

Pişirilenlerde de sağlığa zararlı kimyasaller oluşmaz.

Mikrodalga da pişmiş yemeklerde,ısıtılmış yiyeceklerde radyasyon asla birikmez.Radyasyon oluşma ihtimali de yoktur.

Mikrodalga da pişen besinlerden,mangalda,yağda kızartarak pişen besinler daha tehlikeli ve sağlığa zararlıdır.

Mikrodalga fırınlarda pişenlerle,diğer yöntemlerde pişen besinler aynıdır.

Pişen besinlerdeki tat ve protein kaybı pişirme sürenizden doğabilir.Bu nedenle pişecek yiyeceğinizin süresini bilinçli ayarlayınız.Doğru ayarda pişen besinlerin tadı ve proteini kaybolmaz.

Asla metalleri mikrodalga da kullanmayınız.Metaller ,mikrodalgaya girdiğinde radyosyon direk  yansır.

Cam,porselen ve plastik,fırın poşetleri mikrodalga için oldukça uygundur.Yalnız plastik kullandığınızda ayarladığınız zamanı ve ısıyı bilinçli ayarlamalısınız.Yoksa plastik eriyip,yangın çıkabilir.

Yumurtayı kabukla haşlamayı asla denemeyiniz.Patladığı takdirde fırını temizleyemezsiniz.

Fırınınızı sık sık pişi çekikken temizleyiniz.

Yiyeceklerinizin ağzını daima, kabın kapağı yoksa,fırın kağıdı ya da kağıt havlu ile örtün.Bez de olabilir.Ama beze ve havluya dikkat edin,ısı fazla ise yanabilirler.

Kullanma kılavuzuna,üreticinin uyarılarına özenle dikkat edilmelidir.

Sağlığınız için, plastik de kullanmasanız daha doğru olur.Kansorejendir plastikler.En güzeli cam kablar ve fırın poşetleridir.

Bilerek,bilinçli ve yerinde besinlerde kullanırsak, mikrodalga fırınlar hayatımızı kolaylaştırır ve zamanımızdan çalmadan istediklerimizi pişirme,ısıtma işlerimizi yaparlar.

Vakitten ve enerjiden tasarruf etmenizi sağlar mikrodalga fırınlar.

MİKRODALGA FIRINLARDA NELER PİŞEBİLİR?

Süt ısıtabilirsiniz.

Yemelerinizi ısıtabilirsiniz.

Çok güzel patates haşlayabilir,kumpir yapabilirsiniz.Yalnız patatesi delin.

Ekmeklerinizi ,kek,börek,poğaçalarınızı ısıtabilirsiniz.Fırın poşeti kullanmanız istediğiniz sonuç için oldukça ideal olacaktır.

Yine fırın torbasında mısır patlatabilirsiniz.

Soğuk pilavlarınızı ısıtmada oldukça başarılı ve idealdir.

Karnıyarık patlıcanlarını kızartmak yerine mikrodalgada pişirip,ardından içini doldurup normal fırında kızartırsanız daha sağlıklı ve güzel sonuçlar alabilirsiniz.

Kestane haşlayabilirsiniz ,çok güzel oluyor.

Suyu fazla yemekleri ısıtıp,ya da pişirirken ısıyı düşürüp,süreyi uzatın.Kullandığınız kap derin olsun yoksa ,taşıp fırınınızı batırabilir.

Dondurucudaki tüm yiyeceklerinizin buzunu açmada harika bir gereçtir mikrodalga fırınlar.

Çabucak tost yapabilirsiniz ama tost gibi olmuyor sadece pratik oluyor.

Browni kek ,çok güzel oluyor.

Mantar oluyor.

Sucuk,kaşar,salam ve köfteleri ısıtma,pişirme de çok becerikli mikrodalgalar.

Limon,portakal gibi meyvelerin suyunun çok olmasını isterseniz kısa süreli az ısıda mikrodalga da ısıtabilirsiniz.

Yemekler kızarmaz, sadece pişer mikrodalga fırınlarda;  bunu unutmayınız.Kocaman bir tavuğu haşlar ama diğer fırınlar gibi kızartmaz.

Son olarak mutfak tezgahında kullandığınız bezleri,singerleri mikrodalga fırında hijyenik hale getirebilirsiniz.

Güzel günlerde ve bilinçli kullanmanız dileği ile ;

HOŞÇAKALIN

ADMİN 1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tunceli’de 17 yaşındaki genç kız intihar etti! Tunceli’nin Ovacık ilçesinde ikamet eden 17 yaşındaki E.A.evinde çamaşır suyu ve çok sayıda ilaç içerek intihar etti.İntihar eden genç kız,hayatını kaybetti.

Tecavüze uğrayıp,hamile bırakılan 17 yaşındaki E.A. bunalıma girerek kendini öldürdü.Annesinin evde olmadığı bir anda intihar eden genç kız,intiharından önce de bir mektup azarak intiharının nedenini yazarak açıklamış.

Akşam üzeri intihar E.Anın annesi,eve geldiğinde kapının kilitli olduğunu gördü ve eve giremedi.Kızının dışarı çıkmış olacağını düşünen anne,komşuya gitti.Biraz durup, tekrar eve gittiğinde kapının hala kilitli olduğunu gördü ve durumu polise bildirdi.Polisler, kapıyı kırarak içeri girdi.Genç kızın cansız bedeni ile karşılaştılar.İncelemeler sonucu genç kızın, çamaşır suyu ile,çok miktarda ilaç içtiğini  belirlendi.

E.A.liseyi yeni bitirmişti.Genç kızın evinde polis incelemeler yaptı ve evde genç kızın yazmış olduğu bir mektup buldular.

Genç kız,ölüm nedenini mektupta:G.D. isimli şahıs tarafından tecavüze uğrayıp,hamile kaldığını ,bu sebeple kendini öldürmek istediğini belirtmiş.

Polis,mektubun ardından genç kıza tecavüz edip,hamile bırakan G.D.yi arıyor.G.D.ise,ortadan kaybolmuş,aranıyor.

Allah genç kızın ailesine sabırlar versin.Genç kıza bunu yapan sapıktanda bunun hesabını sorsun.

Cicişler ve pampişler videoları

Posted by Sesli Sohbet On Kasım - 10 - 2011ADD COMMENTS

Cicişler esra ve ceyda kardeşler vidosunu arıyorsanız burada yoktur. Son günlerde esra ceyda ersoy kardeşlerin Tiwitter da yayınladığı videolar diyebilirizki internette bu ay en çok aranan kelimeler sıralamasına girmiştir. Bir esra ceyda cicişler bir pampiş resimleri ile Twitterda Tiwit atma yarışına girmiş takipcilerini artırmak en popiler olmak için neredeyse çırıl çıplak soyunma aşamasına kadar gelmiş bu yarış bakalım nerede bitecek.

Cicişler video ile bir çıkış yapmış duymayan kalmamış. Bakalım pampiş bu çıkışa nasıl karşılık verecek umuyorum oda çok seksi bir video ile takipcilerini sevindirecek ve yine uzun süre gündemde kalacak. Ne bu yaw sanki çıplaklık, soyunma yarışı gibi bu şekilde gündemde kalıp popilerliklerini sağlayan insanların peşinden gidip onları yüceltiyoruz.  Hilal cebeci esra ceyda ersoy gündemi adeta haber sitelerinde dahi bolca yazılıp çizilmiş Twitter takipcileri pc başına oturmuş haydi esra haydi ceyda haydi hilal cebeci soyunun resimleri çekin dercesine beklemekteler.

 

Van depreminde hayatını kaybeden genç öğretmenlerimize Allah’tan rahmet ,ailelerine de baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz.Aniden meydana gelen ve öğretmenlerimizin çoğunu kafede,çoğunu da evlerinde yakalayan deprem felaketi,çok sayıda genç,öğretmenlerimizin canına sebep oldu.

64 öğretmenimizin deprem enkazından cansız bedenleri çıktı.Hepsi de daha hayatının baharındaydı ve başka memleketlerden Van’a görevlerini yerine getirebilmek için gelmişlerdi.Daha 23 ve 29 yaşları arasındalardı.Kimi daha ilk maaşını bile harcayamamış,kimisi de ilk maaşını fakirlere dağıtmışdı.İçlerinden bir taneside 23 yaşındaydı ve ilk görev yeri olan Van’a meslek aşkı ile gelmişti….,Ama depremde can verdi.Ailesini de yıllar önce depremde kaybetmiş,evlatlık verilmişti.Yıllar geçti ve ailesi ile aynı kaderi paylaştı.

Ölen öğretmenlerin okullarında yoklama yapıldı ve acı taplo, bir çok öğretmen ölmüştü.Yoktu artık.Kelimelerin bittiği,nefeslerin tükendiği o an!..Çok sayıda kardeşimiz hayatını kaybetti .Ve acımız,yaramız o kadar derin ki,kelimeler yetersiz,cümleler anlamsız.

42 öğretmen stajer olduğu için ailelerine maaş bağlanamayacakmış.Ne kadar acı!…Büyüt,yetiştir,okut,ülkeye ve insanlara faydalı olsun diye gönder,bir de öğrenki enkaz altında can vermiş.Hem evlatlarını kaybediyorlar,hem de hiç bir talep de bulunma hakları olmuyor.Ancak,bu konu ile ilgili devletimiz önemli kararlar verebilir.Can veren öğretmenlerimizin maaşları verilebilir.Devletimiz ilk etapta, vefat eden öğretmenlerimizin ailelerine 10 bin lira yardımda bulundular.Umuyoruz ki bununla kalmaz ve acılı ailelere evlatlarının anısına hediyeler verilir.Van için milyonlar toplandı ve ölen öğretmenlerimizin Van’da yakınları yaşamadığı için ailelerine bu yardımlar ulaştırılacaktır eminiz.Devletimiz ,ilgili bakanlıklarımız herşeyi hakkı ile dört dörtlük yapmaktadır.Ne kadar ailelerin ,gencecik evlatlarını enkaz altında bırakan anaların,babaların yarasını sarar bu yardım bilinmez?

Biliyor musunuz?Şehitlik sadece savaşta,çatışmada olmuyor.İşte bu genç öğretmenlerimiz de ülkemiz için,küçücük sabilerimizin geleceğini aydınlatmak için,Van’a gitmişlerdi.Ve ani bir deprem felaketi ile,acı ama enkaz altında,göcük altında feci can verdiler.Biz bilemeyiz Allah bilir ama, belki onlarda görev cihadı yaptıkları için şehit olmuşlardır.En iyisini Allah bilir.

Genç yaşta ki çok sayıda öğretmenimizi kaybetmenin acısını derinden,yüreğimizde yaşıyoruz.Allah onları ahirette, cennetle mükafatlandırsın.Yattıkları yer nur olsun.Anne ve babalarına ebediyette şefaatçi olsunlar.İnanın o öğretmenlerin anası,babası kadar canım yandı.Üzüntümü ifade etmekten bile acizim.Bir daha böyle depremler ve ölümler göstermesin Rabbimiz.

                                                                                                                                                  Admin 1

Bugün çok farklı bir konuya değinmek istiyorum.Ara,sıra da olsa bazen kadın programlarını seyrediyorum.Yaklaşık dört haftadır  Star Tv’deki “Altın Günü” yarışmasını takip ediyorum.İzlerken hem öfkeleniyor,hem de bu kadınların,” başka dertleri yok mu acaba” diye düşünmektende kendimi alamıyorum.

Yarışmanın formatı; En iyi ikramlarda bulunan,dört misafirine en iyi hizmet edip ağırlayanın ,kadınların verdiği oylarla birinci olup,100 altın kazanması.Oysa ki yarışmada daha farklı eleştiriler yapılıp,daha farklı şeylere puan veriliyor.Mesela sanki,giyim,kuşam yarışmasıymış gibi kadınların brbirlerinin kıyafetlerini eleştirmesi,evlerinin güzel olup olmadığını eleştirmeleri,eşyaların lükslüğünün eleştirilmesi,gittikleri evin her köşesini gezip,açıp toz,dağınıklık aramaları gibi saçma olaylar yaşanmakta bu yarışmada.

Ne yalan söyleyeyim aslında yarışma çok güzel ama yarışan kadınların dertleri başka!Ancak,şunu nasıl unutuyorlar bilemiyorum:İnsanlar, evlerinin lükslüğü,eşyalarının lükslüğü ,kıyafetlerinin lükslüğü ile nasıl değerlendirililir.Şu çok vasat giyiniyor,bunun evi kirli,bu şişman,bu çirkin,bu güzel diye kimse kimseyi yargılayamaz.Yarışma programı da olsa kadınların bunu yapmamaları gerekir.

Oy verecekseniz,yediğiniz ikramlara,lezzetlerine,evin düzenliliğine ,ev sahibinin güler yüzlülüğüne,servisi nasıl yaptığına oy verebilirsiniz.Diğer şekilde; evde toz,pis aramak,kıyafet  beğenmemek,eşyaları,evi beğenmemek gibi bir eleştiriyi yapamazsınız,yapmamalısınız.Bu kendini beğenmektir ve bu programı izleyenlere de kötü örnek olmaktır.

Hiç birimiz, dört dörtlük markalı kıyafetler giyinemeyiz,lüks daire evlerde oturamayız,son moda ev eşyalarına sahip olamayız.Her zaman önemli olan güleryüz,karşındaki insanın hoş görüsü,alçak gönüllülüğü önemlidir.

Tabii ki bu bir yarışma ama ,yarışmanın formatında sadece ikramları eleştirmek,ağırlamayı eleştirmek,evin düzenliliğini,temizliğini eleştirmek var.Daha ilerisi ne oluyor ve nasıl kendini beğenmişlikler yapılıyor açıkcası anlayamıyorum.

Depremde kaç kişi evini ,ocağını,yuvasını,eşyalarını ,yakınlarını kaybetti.Bizim övündüğümüz,kibirlendiğimz evlerimizin,eşyalarımızın,süslü bedenimizinde birgün bir göcük altında kalmayacağı ne malum.

Bu Tv yarışmalarına katılan kadınların, insanlara güzel mesajlar vermesi gerekiyor.”Yok şu kadar takılarım var,şu eşyamı şuradan getirttim,şu kadar kıyafetim var” gibi sözlerle olmayanları alçatmaya çalışmayın.En lüks kıyafetin içinde insan olmayabilir ama en kötü kıyafetin içinde hakiki ,mert insanlar olabilir..Asillik,mertlik,güzellik insanın yüreğinde,inancında,alçak gönüllüğündedir.Ne kadınlar var,bir çift elbise ile 10 evlat büyütmüş,doktor,öğretmen evlatları olup ,ahlakla yetiştirmiş.

Bu yarışmanın yetkililerinden önemle arz ediyorum: “Lütfen yarışmaya katılan bayanları uyarınız !Hadlerini aşacak,insanların özellerine kaçacak,Türk Örf ve Adetlerini yıpratacak eleştirilerde,yorumlarda,kınamalarda bulunmasınlar.İzleyici kadınlara; her davranıları ile,misafir ağırlamaları ile,güler yüzleri ile,tutumlu davranışları ile,güzel yorumları ile eğitici,öğretici olsunlar.Ekrana çıkıpta ,gururla,kibirle dünyayı ben yarattım edasında bulunmasınlar.

Van’da yaşanan depremin ardından 64 saat sonra bile mucize kurtuluşlar yaşandı.Bir mucizede daha 14 günlük Azra bebeğin 42 saat sonra göçük altından annesi ile sağ salim kurtulmasıydı.

 

Tüm dünya 14 günlük bebeğin mucize kurtuluşunu konuşuyor.Annesinin koynunda 42 saat göçük altında kalan bebeği,annesi ilk 24 saat boyunca emzirerek beslemiş.Ardından sütü gelmediği için tükürüğü ile susuz kalmasını önlemiş.Öldürmeyen Allah öldürmez işte bu çok büyülk bir kanıt.

 

Azra bebeğin ve annesinin sağlığının iyi olduğu doktorlar tarafından belirtildi.

 

Bugünde yine 64 saat sonra mucize 3 kişi göcük altından kurtarıldı.İkisi öğretmendi kurtarılanların.Ama,Van depreminde hayatını kaybedenlerin 48′ i de genç öğretmenlerden oluşuyor.İlk görevlerinde daha 23 ve 29 yaşları arasında toplam, 48 öğretmen bu depremde hayatını kaybetti.

 

Van’da görev yapan, ölen öğretmenler, son derslerini verdiklerini bilmeden öğrencileri ile sonkez buluşmuşlardı.40 öğretmen ise kayıp,10 öğretmen de yaralı.

 

Van’da yaşanan bu deprem felaketinde (AFAT)tarafından yapılan yazılı açıklamalara göre:

Ölenlerin sayısı 461 yani 500 e yakın.Ölü sayısı artabilir.

Yaralananların sayısı ise,1352 kişi.Bin 352 kişi yaralı.

Allah bir daha böyle felaketler göstermesin.Ölenlere Allah’tan rahmet,yaralananlara acil şifalar,ailelere de sabırlar diliyoruz.

 

 

Van’da meydana gelen deprem felaketi tüm halkımızı derinden yaralamıştır.Duyduğumuz ve öğrendiğimiz andan itibaren Van’daki depremi yaşayan tüm kardeşlerimize dualar ettik.Elimizden gelen dualardı.Dualarımızda tüm felaketleri yaşayan kardeşlerimiz için üzüldük,ağladık ve ölümlerin,yaralanmaların az olmasını ,bu depremden az bir yara alarak kurtulmuş olmayı temenni ettik.

İnanın bizler ne desek,ne kadar yardım elimizi uzatsak da oradaki acıyı,yaraları silmeye gücümüz ne kadar yetebilir ki?

Kaç kişi öldü,kaç ev yıkıldı,kaç ocağa ateş düştü,kaç yavru anasız,kaç anne belki de evlatsız,evsiz,barksız,mutfaksız,ocaksız,erzaksız,aç ve perişan kaldı.

Bu deprem felaketini yaşayanlar bilir.Bu korkuyu,ölümün soğuk yüzünü canlı canlı tadanlar bilir.Ama bizlerin, ekran karşısında ,haberlerden bildiğimiz öğrendimiz kadarına bile yüreğimiz dayanamadı.Göz yaşlarımıza hakim olamadık.Kimbilir oradaki kardeşlerimiz nasıl acı ve sıkıntılarla karşı karşıyalar.

Türkiye denizleriyle,gölleriyle tam bir tabiat harikası bir ülke..Ama bir o kadar da deprem  ülkesi!

Marmara depremini unutanlara, Allah bu depremle tekrar hatırlattı.Aslında bu bir ikaz bizler için uyarı!

Her akşam sıcacık yataklarımızda,evlerimizde yatarken,uyurken acaba hiç aç ve evsizleri,sokakta donanları düşündük mü?Bir lokma ekmeğe muhtaçları,evinde bir aşı pişmeyenleri,ocağı kaynamayanları,yakacak sobası,tüpü olmayanları hiç düşündük mü?

İşte bu felaketler bizlere bunları öğretiyor,varlığımızın geçici  olduğunu hatırlatıyor.Her mülkümüzün aslında bize ait olmadığını bildirerek bizleri ikaz ediyor.

Bakın;  deprem felaketini yaşadık ve  birden bire  el ele verir olduk.Herkez yardım ediyor,yardıma koşuşturuyor.Belki de bazen hiç istemediğimiz bir durumlar bize bir takım  insanlık vazifelerini hatırlatıyor.Hepimizin birbirimize muhtaç olduğunu gösteriyor.Dünyanın fani,ölümünde aniden zuhur ettiğini bizlere ap açık işaret ediyor.

“Allah’ım bizi ne azabınla,nede gazabınla sınama.Yarabbi bizleri rahmetinden,merhametindende yoksul bırakma.Biliyoruz ki herşeyin ,tüm varlığın sahibi sensin.Geçici ve acizliğimizi bizlere unutturma.Şeytan gibi bile bile gururlanmamıza,hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya çalışmamıza izin verme.Aklımızı ve bedenimizi sıradılmüstakimden ayırma.Allah’ım bu acı felaketle karşı karşıya kalan tüm kardeşlerimize yardım et,rahmetinle onlara muamele et.Yakınlarını kaybedenlere,evlatlarını kaybedenlere,evsiz,barksız kalanlara sabır ve güç ver.

Allah’ım gelecekte bir daha böyle felaketler bizlere dei tüm insanlığa da yaşatma.Çaresiz,acizken,aniden ölüme yakalandırma Allah’ım.Temizken,düzenliyken,hazırlıklıyken,güzel ölümlerle,güzel şekillerde canımızı al.Hazırlıksız yakalandırma bizi Allah’ım.”

Amin….

 

 

 

ANLADIM Kİ SEVDİĞİMİ ÖZGÜR BIRAKMALIYMIŞIM!..

Posted by Sesli Sohbet On Ekim - 24 - 2011ADD COMMENTS

Düşündümde acaba gitme deseydim gider miydi?Kal deseydim kalır mıydı.Kahrolası gururuma yenilmeseydim ve ayaklarına kapanıp dur deseydim durur muydu?

Yok ya giden gider,gitmeye karar veren zaten sevdiğini yok sayar.Ya da yeni bir sevda uğruna geçmişini siler geçer.Gitmek istemeyene git desende gitmez.Kısa ve öz seveni serbest bırakın.Seviyorsa hakikaten ve derinden asla sizi terk etmez,asla yolun yarısında bırakmaz,sevdiğini utandıracak,derinden yaralayacak hatalar yapmaz.

Ama,sahiden sevmiyorsa  da,seviyormuş gibi görünüyorsa; Onun, bunun için sizin yanınızda ise de,o şahısa da ne yaparsanız yapın hiç bir emek,hiç bir vefa,hiç bir anlayış kar etmez.

Vel hasıl ben anladım ki:

Sevdiğim beni seviyorsa asla beni üzecek şeyler yapmaz.Ben üstüne düşmesemde yalnışa batmaz.Git desemde gitmez.Sevmiyorsa da zaten sevmiyordur. Ben onu sıksam sıksam anca nefreti çıkar,canımı yakar.Giden sevgiliye,eşe yol sonuna kadar açık,gitmeyen beni seçene de yanık bağrım sonuna kadar,sonsuza kadar tüm şefkati ile açık.

Anladınız mı ey dostlar:

Sevdiklernizin üstüne fazla düşmeyin,fazla boğmayın,haddinden çok kıskançlıklar yapıp ,yapmayacağı şeyleri aklına düşürmeyin.Ben sevdiğimi serbest bıraktım ve çok rahatım.Huzurluyum.Anladım ki; Seven sevdiğini yarı yolda bırakmaz.Gerçekten seven sevdiğine hep sadık kalır.Sevmeyende , binbir çiçekten bal kopararak kendini haklı sanır.

O karekterde sevdiklerinize en doğru söylenecek söz:

“EYVALLAH DOSTUM,HOŞÇAKAL,GÜLE GÜLE,KAPI ORDA  ”dilekleri  olmalıdır.Hiç bir şeye değmez çünkü!..